Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga, Türkiye’nin adalete erişim konusunda hiçbir Avrupa ülkesinden geri olmadığını belirtti. 28. Avrupa Adalet Bakanları Konferansı’nda konuşma yapan Fahri Kasırga, mülteci ve göçmenlerin adalet hizmetlerinden tam anlamıyla yararlanmalarının bir imtiyaz değil hak olduğunu vurguladı.
Müsteşar Fahri Kasırga, çocuk ceza hukukunun Türkiye’de yeniden yapılandırıldığını ve bu konuda yeni yasal düzenlemelerin hayata geçirildiğini açıklayarak, “Türk Hukuku’nda çocukların ceza hukuku karşısındaki statülerine ilişkin temel hükümlere Türk Ceza Kanunu’nda yer verilmiş, bununla birlikte, çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirleri Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir.” diye konuştu.
Çocuk haklarına ilişkin yeni sözleşme
Konferansta, Avrupa Konseyi bünyesinde çocuk haklarına ilişkin yeni bir sözleşme imzalandı. “Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi”ni 23 Avrupa ülkesi Adalet Bakanları veya Heyet Başkanlarının yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga imzaladı. Anılan Sözleşmenin Konferansa katılan ülkelerin çoğunluğu tarafından imzalanmasından dolayı mutlu olduğunu kaydeden Kasırga, “Ülkemiz bu sözleşmeyi ilk imzalayan ülkeler arasında yer alarak bu konudaki Avrupa Konseyi standartlarını hayata geçirme konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koymaktadır.” dedi.
“Mağdur hakları güçlendirildi”
Adalet Bakanlığının büyük katkı verdiği çalışmalarla Türkiye’de hukuk, ceza, ceza usul ve cezaların infazı alanlarındaki temel kanunların tamamen değiştirildiğini ifade eden Kasırga, “Bu çalışmalarda özellikle Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartları esas alınmış; mağdur hakları güçlendirilmiştir.” diye konuştu.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga, konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkemiz mevzuatı sığınmacı ve göçmenlerin adalete erişimi konusunda Türk vatandaşlarından farklı düzenlemeler öngörmemektedir. Bununla birlikte, 2005 yılında yürürlüğe giren konu hakkındaki Ulusal Eylem Planı’nda zarara açık bu grupların adlî ve idarî çarelere başvurmalarının desteklenmesi ve kolaylaştırılması öngörülmektedir. Bu konuda kaydetmek isterim ki, bu grupların etkili şekilde adalete erişimlerinin sağlanmasının yanında, orijin ülkelerde insanları sığınmacı ve göçmen olmaya iten koşulların ortadan kaldırılması konusunda da gerekli adımların atılması gerekmektedir.”
Çocuk haklarına ilişkin yeni sözleşme daha ayrıntılı hükümler içeriyor
Çocuk haklarına ilişkin olarak daha önce Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler tarafından yürürlüğe konan sözleşmeler bulunuyor. 1989 yılında Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye ek olarak Çocuk Satışı, Fahişeliği ve Pornografisi Protokolü de kabul edilmişti. Fakat, bu düzenlemelerin yeterli ve ayrıntılı hükümlere sahip olmadığına dair eleştiriler üzerine, Avrupa Konseyi Çocukların Sömürü ve İstismardan Korunması Komitesi tarafından yeni bir sözleşme hazırlandı. 
28. Avrupa Adalet Bakanları Konferansı’nda üye ülkelerce imzalanan “Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismardan Korunması Sözleşmesi” 50 maddeden oluşuyor. Yeni sözleşmede Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından daha önce kabul edilen sözleşmeler, alınan kararlar ve diğer uluslararası belgelere atıfta bulunuluyor. Sözleşmenin, çocuklara yönelik her türlü cinsel sömürü ve istismara karşı mücadelenin koruyucu, önleyici ve ceza hukuku yönlerine odaklanan kapsamlı ve özel bir denetleme mekanizması oluşturmayı amaçladığı açıklandı.
28. Avrupa Adalet Bakanları Konferansı’na Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga’nın yanı sıra, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ergin Ergül, Tetkik Hakimi Ayben İyisoy ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Temsilcisi (Göç, Mülteciler ve Nüfus Komitesi Başkanı) Mevlüt Çavuşoğlu da katıldı. |