Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri,
2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı’nın Adalet Bakanlığı’na ilişkin bölümü üzerinde Hükûmet adına görüşlerimizi açıklamadan önce Yüce Meclisi ve Sayın Milletvekillerimizi şahsım, Bakanlığım, adlî ve idarî yargının bütün mensupları adına saygıyla selâmlıyorum. Yargıya ilişkin konularda grupları ve şahsı adına, yararlı değerlendirme ve temennilerde bulunan milletvekillerine teşekkürlerimi sunuyorum.
Dünyada ve Ülkemizde son yıllarda meydana gelen gelişmeler, hukuk ve adalet kavramlarının her zamankinden daha çok ön plâna çıkmasına neden olmuştur. Sınıraşan boyutları olan terör ve çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadelenin başarıya ulaşmasında ve huzurun egemen olduğu temiz bir toplum düzeninin gerçekleştirilmesinde çağdaş bir hukuk sistemi ile tarafsız, hızlı ve etkili bir şekilde işleyen bir yargı mekanizmasının varlığı zorunludur. Bu, hak arama özgürlüğü ile adil yargılanma hakkının en geniş ölçüde gerçekleşmesi, hukuk devleti ilkesinin tüm kurallarıyla uygulanması ve aslında Millete ait olan yargılama yetkisinin bağımsız mahkemelerce adaletle kullanıldığı inancının yerleşmesi bakımından son derece önemlidir.
Bakanlığımız, çağdaş bir hukuk düzeni ile etkili bir yargı mekanizmasının oluşturulmasında önemli görevler üstlenmiş bulunmaktadır. Bu görevler iki ana başlık altında toplanabilir:
1. Yargı ve infaz hizmetlerinin amacına uygun şekilde yerine getirilmesi için gerekli teşkilâtlanmayı gerçekleştirmek,
2. Dünyada ve Ülkemizde meydana gelen gelişmelere uygun yasal düzenlemeleri ve değişiklikleri hazırlamak.
Bu görevlerden adalet binaları ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin çağdaş anlayış ve teknolojiye uygun bir şekilde inşa ve teçhiz edilmeleri, doğrudan doğruya genel bütçe olanaklarıyla ilgili bulunmaktadır. Bakanlığımıza, yıllardan beri genel bütçeden % 1’in altında bir pay ayrıldığı dikkate alınırsa, birikmiş sorunların kısa sürede çözülmesine olanak bulunmadığı anlaşılır. Bununla birlikte yetersiz bütçe ödeneklerini tasarruf anlayışı içerisinde verimli bir şekilde kullanan Bakanlığımız, çeşitli önemli projeleri yürütmekten geri kalmamıştır.
Medenî Hukuk, Borçlar Hukuku, Ceza Hukuku, Usul Hukuku gibi hukukun belirli alanlarını bir bütün olarak düzenleyen, ancak bugün çağdaş gelişmeler karşısında eskimiş bulunan temel kanunların değiştirilmesi ya da yenilenmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz günlerde Yüce Meclis tarafından kabul edilen 22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı yeni Türk Medenî Kanunu ile hukuk alanında reform niteliğinde büyük bir atılım gerçek-leştirilmiştir. Yeni Türk Medenî Kanunu, her zaman 21. dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin en büyük eseri olarak anılacaktır.
Bakanlığımızca hazırlanıp Bakanlar Kurulunca Yüce Meclis’e sunulan kanun tasarılarından 2001 yılı içinde yasalaşan diğer bazıları şunlardır:
— Terörle Mücadele Kanununun Bir Mad-desinde Değişiklik Yapılmasına Dair 1.5.2001 tarih ve 4666 sayılı Kanun,
— Avukatlık Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 2.5.2001 tarih ve 4667 sayılı Kanun,
— Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun ile Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 9.5.2001 tarih ve 4671 sayılı Kanun,
— Adalet Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair 15.5.2001 tarih ve 4674 sayılı Kanun,
— 16.5.2001 tarih ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu,
— 14.6.2001 tarih ve 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu,
— 21.6.2001 tarih ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu.
Bakanlığımızca hazırlanan ve halen TBMM Genel Kurul gündeminde bulunan kanun tasarıları şunlardır:
— Türk Ceza Kanunu, Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ve Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı,
— Uluslararası Ticarî İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Rüşvet Verilmesinin Önlenmesi İçin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı,
— Türk Ceza Kanunu, Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı.
Yine Bakanlığımızca hazırlanıp Bakanlar Kurulunca TBMM’ne sunulan ve hâlen çeşitli komisyonlarda bulunan kanun tasarılarının başlıcaları şunlardır:
— Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanunu Tasarısı,
— Türkiye Adalet Akademisi Kanun Tasarısı,
— Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı.
Bakanlığımızca hazırlanıp diğer Bakanlıklar ve ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen görüşler ışığında gözden geçirildikten sonra Bakanlar Kuruluna, uygun görüldüğü takdirde TBMM’ne sunulacak olan kanun tasarıları şunlardır:
— Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun Tasarısı,
— Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun Yü-rürlüğe Konulmasına ve Mevzuata Uyumuna Dair Kanun Tasarısı,
— Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı,
— İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı,
— İş Mahkemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı,
— Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı,
— Adlî Tıp Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı,
_ Türk Ceza Kanunu Tasarısı,
— Türk Ceza Kanununun Yürürlüğe Konulma-sına ve Mevzuata Uyumuna Dair Kanun Tasarısı,
— Türkiye Hakem ve Bilirkişi Odaları Birliği Kanunu Tasarısı,
— İstanbul Milletlerarası Tahkim Merkezi Kanunu Tasarısı.
Ayrıca, hukuk ve yargı reformunun gerçekleştirilmesi amacıyla Bakanlığımız veya Bakanlığımızca oluşturulan çeşitli uzmanlık komisyonlarınca hazırlanmış veya hâlen üzerinde çalışılmakta olan başlıca kanun tasarıları şunlardır:
— Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı,
— Uzlaştırma Kurullarının Kuruluşu, Görev ve Yetkilerine Dair Kanun Tasarısı,
— Çeşitli Kanunlarda Öngörülen İdam Ceza-larının Yeniden Düzenlenmesine Dair Kanun Tasarısı,
— Bazı Kanunlardaki Para Cezalarının İdarî Para Cezasına Dönüştürülmesine Dair Kanun Tasarısı,
— Borçlar Kanunu Tasarısı,
— Türk Ticaret Kanunu Tasarısı,
— Ceza ve Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısı,
— Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Genel Müdürlüğünün Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı,
— Adlî Kolluk Kanunu Tasarısı.
Bütün bu kanun tasarılarının 2002 yılında yürürlüğe konulması, Dünyada ve Ülkemizde meydana gelen değişim ve gelişmelere uyum sağlanması bakımından önem taşımaktadır.
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri,
Adlî yargı hizmetleri, 854 il ve ilçe merkezinde toplam 4.036 mahkeme; idarî yargı hizmetleri ise, toplam 128 mahkeme tarafından yürütülmektedir. İcra dairelerinin sayısı 1.112’dir. Kadro sıkıntısı ve bütçe olanaklarının kısıtlı olması nedeniyle 11 merkezde adlî teşkilât kurulmuş olmasına rağmen bugüne kadar faaliyete geçirilememiş, 77 merkezde ise adlî teşkilât kurulamamıştır.
9.462 yasal hâkim ve Cumhuriyet savcısı kadrosundan 9.065’i dolu olup, 397 hâkim ve Cumhuriyet savcısı kadrosu boştur. 2001 yılı içinde 567 adlî, 1 idarî yargı hâkim adayı mesleğe kabul edilerek göreve başlamıştır. Halen adlî yargıda 591, idarî yargıda 25 olmak üzere, toplam 616 hâkim ve Cumhuriyet savcısı adayı staj yapmaktadır.
Standart kadro ve 2000 yılı iş durumları esas alındığında 1.244 yeni mahkeme kurulması, bu mahkemelere toplam 2.917 hâkim ve Cumhuriyet savcısı atanması gerekmektedir. Yeni adliye teşkilâtı ve mahkeme kurulmasa bile hâkim ve Cumhuriyet savcılarının atanma usulleri gereğince, yılda ortalama 450 yeni hâkim ve Cumhuriyet savcısına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu amaçla 10.3.2002 tarihinde 130 adlî yargı hâkim adaylığı için sınavı yapılması kararlaştırılmış ve sınav süreci başlatılmıştır.
Adalet hizmetlerinin yerine getirilmesinde hâkim ve Cumhuriyet savcılarının yanında yargı personeli de önemli görevler üstlenmiş bulunmaktadır. Halen 23.873 adliye personeli yasal kadrosundan 3.331’i boştur. Aslında standart kadro ve 2000 yılı iş durumlarına göre 5.544 adliye personeline ihtiyaç vardır. O nedenle boş kadrolara ivedi olarak atama yapılması gerekmektedir.
Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde kurulan tüketici mahkemeleri ile İstanbul ilinde kurulan fikrî ve sınaî haklar hukuk ve ceza mahkemeleri, 23.1.2001 günü faaliyete geçirilmiştir. Ayrıca İnfaz Hâkimliği Kanunu’na göre 131 yerde yetkili hâkimler görevlendirilmek suretiyle 140 infaz hâkimliği faaliyete geçirilmiş, 10 yerde ise Kasım 2001 de çıkarılan kararname ile bağımsız infaz hâkimleri ataması yapılmıştır.
Ankara, İstanbul ve İzmir’de Büyükşehir Belediye sınırları içinde işlenen Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet suçlarına sadece Ankara, İstanbul ve İzmir mahkemelerinde bakılması, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 11.10.2001 gün ve 1368 sayılı kararıyla kabul edilmiş; ayrıca bu konudaki hazırlık soruşturmalarının sorumlu bir Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülmesi, bir genelge ile adliye teşkilâtına duyurulmuştur.
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri,
Yeni bir hukuk düzeni oluşturularak yargıda yeni bir yapılanmaya gidilirken görevlerin en iyi ve kaliteli bir biçimde yerine getirilmesi için hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile diğer yargı personeline hizmet içi eğitim programları uygulanması gerekmektedir.
Bakanlığımızca yargı mensuplarının meslekî bilgi ve deneyimlerini artırma ve geliştirmeye yönelik eğitim çalışmalarına büyük önem verilmektedir. Ancak bütçe ödeneklerinin yetersizliği, hazırlanan eğitim programlarının tam anlamıyla uygulanmasına olanak vermemektedir. Nitekim 2000 yılında 79 hâkim ve Cumhuriyet savcısının Yargıtay’da kurs görmesi sağlanmışken, 2001 yılında sadece 42 hâkim ve Cumhuriyet savcısı Yargıtay’da kurs görmüştür. 2001 yılında Bakanlığımız merkez teşkilâtında çalışan 137 personele görevde yükselme, 970 personele hizmet içi eğitim kursu, taşra teşkilâtında ise adlî ve idarî yargı adalet komisyonları aracılığıyla 3.961 personele kurs, 924 personele konferans, 408 personele seminer şeklinde eğitim verilmiştir.
Geçtiğimiz günlerde kabul edilen yeni Türk Medenî Kanunu hakkında öncelikle asliye ve sulh hukuk hakimlerinin bilgilendirilmeleri amacıyla yapılması plânlanan seminerlerin ilk ikisi Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Önümüzdeki haftalarda diğer illerimizde düzenlenecek olan bu seminerlere bütün asliye ve sulh hukuk hâkimlerimizin katılmasıyla, yeni Türk Medenî Kanunu’nun uygulanmasında kolaylık sağlanmış olacaktır.
Bu arada yargıda kalitenin yükselmesine büyük katkıda bulunacak, başta hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile diğer yargı personeli olmak üzere, istekleri hâlinde avukat ve noterlerle diğer hukukçulara da kapılarını açacak olan Türkiye Adalet Akademisi’nin en kısa zamanda kurulmasında büyük yarar vardır. Konuya ilişkin Kanun Tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plân ve Bütçe Komisyonu gündeminde bulunmaktadır. Tasarı’nın yasalaşmasından sonra Akademi’nin kısa zamanda faaliyetine başlayabilmesi, gerekli bina, araç ve gereçlerin sağlanması için yeterli ödeneğin verilmesine bağlıdır.
Bakanlığımız, görev alanına giren uluslararası konularda çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürmektedir. Uluslararası ilişkilerin düzenlenmesi veya hukukî sorunların çözümü, ülkeler arasında ikili veya çok taraflı temaslarda bulunulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu düşünceyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ve Adalet Bakanı Fikret Mamadov’un 13.3.2001 tarihinde Ülkemize yapmış oldukları resmî ziyaretleri sırasında Türkiye ve Azerbaycan, Makedonya Adalet Bakanı İcet Memeti’nin 10-13.7.2001 tarihlerinde Ülkemize yaptığı resmî ziyaret sırasında Türkiye ve Makedonya Adalet Bakanlıkları arasında işbirliği protokolleri imzalanmıştır. Hindistan İçişleri Bakanı Lal Krishna Advani’nin 29.6.2001 tarihinde Ülkemize yaptığı resmî ziyaret sırasında “Türkiye Cumhuriyeti ile Hindistan Cumhuriyeti Arasında Suçluların İadesi Anlaşması” imzalanmıştır.
İkili temaslar çerçevesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Yüksek Mahkeme Başkanı Salih Dayıoğlu’nun daveti üzerine 26-28.4.2001 tarihlerinde yaptığım ziyaret sırasında iki ülke hukuk sistemlerinin yakınlaştırılması ve adalet alanında işbirliğinin geliştirilmesi için görüş alış-verişinde bulunulmuştur.
Romanya Adalet Bakanı Rodica Michaela Stanoiu’nun daveti üzerine, 13-16.5.2001 tarihlerinde bu ülkeye yaptığım ziyaret sırasında da iki ülke arasında hukukî ilişkilerin geliştirilmesi, sınıraşan örgütlü suçlarla mücadelede işbirliğinin güçlendirilmesi için karşılıklı görüş ve öneriler değerlendirilmiştir.
5-9.2.2001 ve 25-26.6.2001 tarihlerinde Federal Almanya Adalet Bakanı Prof. Dr. Herta Däubler-Gmelin’le karşılıklı olarak gerçekleş-tirdiğimiz ziyaretler sırasında Türkiye ve Almanya arasındaki hukukî sorunların çözümü, özellikle iki ülke arasında suçluların iadesi, hükümlülerin nakli, hukuk ve ticaret mahkemelerince verilen kararların karşılıklı olarak tanınması ve tenfizi konularında karşılıklı görüş ve öneriler değerlendirilmiştir.
Bakan düzeyinde çok taraflı temaslar çerçevesinde; İktisadî İşbirliği ve Gelişme Teşkilâtı (OECD) tarafından İstanbul’da düzenlenen “Avrupa Geçiş Süreci Ekonomilerinde Yolsuzlukla Mücadele Ağı Üçüncü Yıllık Toplantısı”, Lahey’de düzenlenen “Yolsuzlukla Mücadele ve Dürüstlüğün Korunması II. Küresel Forumu” ile Moskova’da düzenlenen “24. Avrupa Adalet Bakanları Konferansı”na iştirak edilmiştir. Moskova Konferansı sırasında “Adlî Yardım Taleplerinin İletilmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesine Ek Protokol”, Ülkemiz adına tarafımdan imzalanmıştır.
Son olarak 6.11.2001 günü Varşova’da Merkezî, Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkeleri devlet ve hükûmet başkanları düzeyinde gerçekleştirilen “Terorizmle Mücadele Konfe-ransı”na Cumhurbaşkanımızı temsilen katılmış bulunmaktayım.
Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler bünyesindeki uzmanlık komitelerince çeşitli konularda yürütülen çalışmalara Bakanlığımız mensupları da katılmakta ve ortaya çıkan sonuçların iç hukukumuza yansıtılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.
Öte yandan Ülkemizin Avrupa Birliği üye adaylığına kabul edilmesinden sonra 8.11.2000 tarihinde açıklanan “Avrupa Birliği Katılım Ortaklığı Belgesi” ve 19.3.2001 tarih ve 2129 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 24.3.2001 tarihinde yürürlüğe konulan “Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı” çerçevesinde Bakanlığımıza düşen görevlerin yerine getirilmesine yönelik çalışmalar yoğunluk kazanmıştır.
Avrupa Birliği müktesebatının taranması ve üyeliğe hazırlanma amacıyla yapılan mevzuat uyum çalışmaları çerçevesinde 31 başlık altında toplanan müktesebattan bazıları, doğrudan doğruya Adalet Bakanlığı ile ilgilidir. “Adalet ve İçişleri” genel başlığı altında yer alan 159 düzenlemeden Adalet Bakanlığı’nın görev alanına giren 50 düzenlemenin tamamı incelenerek, mevzuatımızın kısmen uyumlu olduğu saptanmıştır. Yine Adalet Bakanlığı’nın görev alanına giren “Şirketler Hukuku” ile ilgili Avrupa Birliği düzenlemeleri incelenmiş ve mevzuatımızın kısmen uyumlu olduğu saptanmıştır.
Bakanlığımız bünyesinde oluşturulan Türk Ticaret Kanunu Hazırlama Komisyonu çalışmalarında, Avrupa Birliği’nin tüm şirketler hukuku müktesebatı göz önüne alınmaktadır.
Bakanlığımız, mevzuat uyumu amacıyla, Türkiye–Avrupa Toplulukları Ortaklık Konseyi’nin 39. Toplantısında kurulan 8 alt komiteden “Tek Pazar ve Rekabet Alt Komitesi” ile “Adalet ve İçişleri Alt Komitesi”nde önemli görevler üstlenmiş olup; bunlardan ilkinde “Şirketler Hukuku” ve “Fikrî–Sınaî Haklar” konularında koordinatör kurum durumundadır.
Avrupa Birliği Komisyonu ve Adalet Bakanlığı’nca gerçekleştirilmekte olan Fikrî ve Sınaî Haklar İhtisas Mahkemeleri Projesi, 9.5.2001 tarihinde imzalanmış ve uygulamaya geçirilmiştir. Bu Proje kapsamında, en çok ihtiyaç duyulan 8 ilde ihtisas mahkemeleri kurulması ve 9 hâkimin fikrî ve sınaî haklar konusunda yurt dışında bir yıl süreyle yüksek lisans eğitimine tâbi tutulması çalışmaları yer almaktadır. Bu amaçla yurt dışında eğitim görmek üzere 9 hâkim seçilmiştir.
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne adaylık sürecini desteklemek amacıyla finansmanı Avrupa Birliği’nin MEDA fonlarından karşılanacak cezaevleri reformu ve yargının etkinliğini artırmak amacıyla 8.000.000 Euro tutarındaki yardım için Bakanlığımızca hazırlanan projeler üzerinde Avrupa Birliği Komisyonu yetkilileri ile görüşmeler sürdürülmektedir. Avrupa Birliği’nin kaynak aktaracağı projeler arasında Türkiye Adalet Akademisi de bulunmaktadır.
Avrupa Birliği ülkeleriyle yürütülmesi plânlanan ikili çalışmalar çerçevesinde insan hakları, eğitim ve cezaevlerinin modernizasyonu konularında İngiltere ile 7, Hollanda ile MATRA Programı çerçevesinde 8 projenin hazırlanmasına veya uygulamaya konulmasına yönelik görüşmeler devam etmektedir. Ayrıca 2001-2005 yıllarında UNICEF ile birlikte yürütülecek olan “Çocuk Ceza Adaleti Sisteminin İyileştirilmesi Projesi”nin, Avrupa Birliği İdarî İşbirliği Fonu’ndan finanse edilmesi Avrupa Birliği’nce kabul edilmiştir.
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri,
Cezaevlerinin çağdaş, uluslararası norm ve standartlara uygun hâle getirilmesi ve infaz sisteminin yenilenmesine yönelik çalışmalarda önemli adımlar atılmıştır. Geçtiğimiz yıllarda etkin bir infaz hizmetinin yerine getirilememesi ve ceza infaz kurumlarında kamuoyunu sık sık rahatsız eden ve derinden yaralayan olaylarla karşılaşılması, infaz sisteminden beklenen yararın alınmasını engelleyici sorunlar olarak ortaya çıkmıştır. Bunların önlenmesi amacıyla Bakanlığımız ceza infaz sisteminde çeşitli hukukî ve fizikî düzenlemeleri içeren çalışmalar yapmıştır. Ancak Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Plânı’nda belirtildiği gibi, infaz sisteminin, hükümlülerin topluma kazandırılmalarının yanı sıra, infazın etkinleştirilmesini sağlayacak ve hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki hak ve yükümlülüklerini belirleyecek yeni düzenlemeler yapılması ve alternatif ceza infaz yöntemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir.
Hâlen değişik kapasitelerde toplam 536 ceza infaz kurumunda 59.108 hükümlü ve tutuklu barındırılmaktadır. Bunların 49.552’si adlî suçlardan, 8.582’si terör suçlarından, 974’ü çıkar amaçlı suçlardan dolayı ceza infaz kurumlarında bulunmaktadır. Hükümlü ve tutuklu sayısı her yıl ortalama 5.000 dolayında artmaktadır.
Bakanlığımızca infaz mevzuatının yenilenmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Yapılan yasal düzenlemelerden Terörle Mücadele Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 1.5.2001 tarih ve 4666 sayılı Kanun, 16.5.2001 gün ve 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu ile 14.6.2001 gün ve 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu, demokratikleşme sürecindeki önemli katkıları nedeniyle belirtilmelidir.
Terörle Mücadele Kanunu’nun 16. maddesindeki değişiklikle F tipi cezaevlerinde ortak yaşam alanlarının kullanılması ve açık görüş olanağı getirilmiş; İnfaz Hâkimliği Kanunu ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki her türlü işlem ve faaliyet, yargı denetimi altına alınmıştır. Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu ve bu Kanun gereğince Bakanlığımızca hazırlanıp Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik uyarınca oluşturulan izleme kurullarının çalışmaya başlamasıyla, ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki her türlü işlem ve faaliyet, sivil toplum denetimine de açılmış olacaktır. 129 yerde oluşturulacak izleme kurullarından 60’ı şimdiden görevine başlamıştır.
27.4.2001 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzükte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tüzük ve 23.6.2001 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile hükümlü ve tutukluların yakınları ile telefon görüşmeleri yapmalarına olanak sağlanmış ve 34 ceza infaz kurumunda telefon sistemi kurularak bu yöndeki uygulama başlatılmıştır. Uygulamanın diğer cezaevlerine yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.
Kapalı cezaevlerinin çoğunun kalabalık koğuş sistemine göre inşa edilmesi nedeniyle güvenlik ve asayişin korunması bakımından ortaya çıkan olumsuzlukların giderilmesi amacıyla başlatılan oda sistemine dönüştürme çalışmaları da hızla devam etmektedir. E ve özel tip cezaevlerinin oda sistemine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların 2002 yılında bitirilmesi plânlanmaktadır. İstanbul Bayrampaşa Kapalı ve Özel Tip cezaevlerinin oda sistemine dönüştürülmesine yönelik ihaleler kısa sürede yapılacaktır.
Yüksek güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevleri projesi kapsamında Ankara, İzmir, Bolu, Kocaeli, Tekirdağ ve Edirne F tipi kapalı cezaevlerinin hizmete açılmasıyla, mevcut cezaevlerinin yasa dışı örgütlerin egemenlik kurmasına elverişli yapısının değiştiği belirlenmiştir. Bu arada F tipi cezaevlerine karşı tepki olarak 20.10.2000 tarihinde başlatılan süresiz açlık grevine katılanların sayısı 1.596, 20.11.2000 tarihinde ölüm orucuna başlayanların sayısı 432 iken; 3.12.2001 tarihi itibariyle süresiz açlık grevine katılanların sayısı 7, ölüm orucuna katılanların sayısı 157’ye düşmüştür. Ankara, İzmir, Kocaeli, Tekirdağ ve Adana’da yapımları devam etmekte olan ikinci grup 5 adet F tipi cezaevinin 2002 yılında tamamlanması ile geçtiğimiz yıllarda kanayan bir yara hâline gelen cezaevleri sorunu, büyük ölçüde çözülmüş olacaktır.
Yatırım programında yer alan cezaevleri inşaatlarından hâlen devam edenlerin tamamlanması, 14 yerde L ve L 1 tipi cezaevlerinin ihale edilebilmeleri için genel bütçeden yeterli ödenek ayrılması şarttır. Kaldı ki F tipi kapalı cezaevlerinin yapımı ile oda sistemine dönüştürme çalışmalarının finansmanını sağlayan İşyurtları Kurumu kaynakları da plânlanan çalışmaların tamamlanması için yeterli değildir. Ancak Bakanlığımız, kıt kaynaklarını, hizmetlerin öncelik ve ivediliğini göz önünde tutarak kullanmakta ve plânlanan işleri azamî ölçüde tamamlamak için gerekli çabayı göstermektedir.
İnfaz hizmetlerinden beklenen yararın alınabilmesinde görevli personelin nicelik ve nitelik itibariyle yeterli duruma getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Öncelikle boş bulunan 5.709 kadroya ihtiyaç ölçüsünde atama yapılmasına izin verilmesi zorunludur. Çeşitli nedenlerle personel sayısında meydana gelen azalmaya oranla daha az sayıda atama yapılabildiği göz önüne alındığında, çalışma koşulları ve özlük haklarının ivedilikle iyileştirilmesi gerektiği açıkca görülür.
Ceza infaz kurumlarında görevli personele şimdilik kısa süreli hizmet içi eğitim verilen Ankara Ceza İnfaz Kurumları Personeli Eğitim Merkezi, ihtiyacı karşılamakta yeterli değildir. O nedenle Adalet Komisyonu’ndan sonra Plân ve Bütçe Komisyonu’nca da kabul edilen Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanunu Tasarısı’nın en kısa zamanda yasalaştırılmasında büyük yarar vardır.
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri,
Adlî ve idarî yargı hizmetlerinin yürütüldüğü toplam 965 binanın sadece 132’si Bakanlığımıza ait bağımsız binalardır. 544’ü hükûmet konaklarının bir katında veya bir blokunda bulunmaktadır. 71’i kira ödenmeksizin Hazine veya diğer kamu kurumlarınca tahsis edilen bağımsız bina, 216’sı kişi ve kurumlardan kiralanmış bina durumundadır. Deprem bölgesinde bulunan 2 adliye ise, konteynerlerde hizmet vermektedir.
Adalet hizmetlerinin yerine getirildiği binaların büyük çoğunluğu, yapı, mefruşat ve teknik donanım bakımından son derece yetersizdir. Birçok adliye binasında, kadro artışı nedeniyle hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile diğer yargı personeli için oda bulunamamakta, mevcut odaların tefrişinde ise demirbaş ödeneklerinin yetersizliği nedeniyle sıkıntı yaşanmaktadır.
Adalet hizmetlerinin uygun mimarî özellikte inşa edilmiş, çağdaş teknolojinin ürünü olan araç ve gereçlerle donatılmış binalarda yerine getirilmesini sağlamak için Bütçede bu amaçla ayrılan ödeneklerin yeterli miktarlarda olması gerekmektedir.
2001 yılı içinde Kayseri adlî yargı (Ek) ve idarî yargı binaları ile Sultandağı, Sincan, Ünye, Yalvaç, Güney, Karabük, Düzce ve Bakırköy (bir bölümü) yeni adliye binaları inşaatları tamamlanarak hizmete açılmıştır.
2001 yılında bitirilmesi düşünülen Adana, Söke, Bandırma, Alanya, Bozüyük, Kastamonu (Ek) ve Tekirdağ (Kat ilâvesi) adliye binaları inşaatları, proje maliyeti için 13.7 trilyon lira teklife karşılık, 2001 Malî Yılı Bütçesi’nde —yedek ödenek dahil— 6.9 trilyon lira ödenek ayrıldığından tamamlanamamıştır.
Yapımı yıllara sâri olarak devam etmekte olan Alaca, Akköy, Balışeyh, Doğubeyazıt, Bakırköy, Nazilli, Kağıthane, Çeşme, Gaziantep, Bodrum, Yozgat, Çorlu, Manavgat, Geyve, Akyazı, Yalova, Düzce, Sakarya, Pamukova, Kozan (Ek) ve Erzurum adliye binaları için 119.9 trilyon lira teklif edilmesine karşılık 2001 Malî Yılı Bütçesi’nde —yedek ödenek dahil— 15.7 trilyon lira ödenek ayrılmıştır. Bu ödeneğin yetersizliği nedeniyle 2001 Yılı Yatırım Programı’nda yer alan 22 adliye hizmet binasının her biri için ancak 1 milyar lira ödenek ayrılmıştır.
Yatırım programlarında yer alıp yapımları devam etmekte olan adliye binaları için 2002 Malî Yılı Bütçesi’nde 96.4 trilyon lira ödenek ayrılması teklif edilmesine karşılık, 11.1 trilyon lira ödenek ayrılması öngörülmüştür. Son derece yetersiz olan bu ödeneklerle yapımları devam etmekte olan adliye binalarının tamamlanmasındaki gecikme daha da uzayacaktır.
Genel bütçe ile ayrılan ödeneklerin kadro sayısında meydana gelen artışa göre yetersiz düzeyde kalması, adliye binalarında ekonomik ömürlerini doldurmuş mefruşat ile demirbaş malzemelerinin, bu arada eski ve çoğu arızalı daktiloların kullanılmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu durum, yargının saygınlığı ile bağdaşmadığı gibi kamuoyu ve basında da haklı eleştirilere konu olmaktadır.
Mahkemelerin, Cumhuriyet başsavcılıklarının ve yardımcı birimlerin çağımızın en son teknolojik olanaklarıyla donatılmasını hedefleyen Bakan-lığımız, 2000 Yılı Yatırım Programı’nda yer alan ve kısaca “UYAP” olarak adlandırılan Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin uygulanmasına başlanmıştır. Bu çerçevede Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtı ile mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları, icra daireleri ve ceza infaz kurumlarında bilgisayar kurma ve program geliştirme çalışmaları plânlanmış bulunmaktadır. Proje’nin merkez teşkilât ve bağlı kuruluşlara ilişkin birinci aşaması, 2001 yılı sonunda tamamlanacaktır. Taşra teşkilâtına yönelik ikinci aşaması da, yaklaşık 11 trilyon lira tutarındaki ihale ile 10.8.2001’de başlamış bulunmaktadır. Bu ihalenin kapsamını genişletmek amacıyla geçtiğimiz günlerde İşyurtları Kurumu Bütçesinden sağlanan 2.5 trilyon lira ödenekle yeni bir ihale yapılmıştır. Ulusal Yargı Ağı Projesi için 2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı’nda ayrılan 10 trilyon lira ödenek, Proje’nin zamanında tamamlanması için yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle ağır ceza mahkemesi bulunan adliyelerin yapısal kablolama ve donanımlarının bir an önce gerçekleştirilmesi için yeterli ödenek ayrılmasında büyük yarar vardır.
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri,
Bakanlığımız, Genel Bütçeden ayrılan ödenekleri adalet hizmetlerinin gereklerine uygun olarak ve savurganlığa meydan vermeksizin tasarruf anlayışı içerisinde harcamaktadır. 2002 Malî Yılı Bütçe Teklifi, Bütçe Çağrısı’nda belirtilen % 45’lik artış oranını geçmemek üzere yapılmıştır. Ancak Adalet Bakanlığı’na Genel Bütçe içerisinde ayrılan payın yıllardan beri düşük tutulması, ödenek yetersizliği nedeniyle çözümsüz bırakılmış sorunların bugün daha fazla maliyetle çözülmesi sonucunu doğurmuştur. Adalet Bakanlığı’na Genel Bütçenin %1’inin altında kalan oranlarda ödenek ayrılarak bu sorunların kısa zamanda çözülmesine olanak bulunmamaktadır.
2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı’nda Adalet Bakanlığı’nın toplam ödeneği, 823.141.000.000.000 lira olarak öngörülmüştür. Bu, geçen yıl 451.414.000.000.000 lira olan toplam ödeneğe göre % 82.3 oranında bir artışı ifade etmektedir. Bu artışa rağmen Bakanlığımız bütçesinin Genel Bütçe içerisindeki payı, 2001 Malî Yılı Bütçesi’ndeki binde 9.8’lik orana göre binde 1.4 oranında bir gerilemeyle binde 8.4 olarak gerçekleşmiştir.
Bu olumsuz malî tablo karşısında Bakanlığımız, adalet hizmetlerinin aksamadan yerine getirilmesi ve uygulamakta olduğu önemli projelerin zamanında gerçekleştirilmesi için büyük çaba gösterecektir.
Bu düşüncelerle 2002 Malî Yılı Bütçesi’nin Ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diler, Yüce Meclisi saygıyla selâmlarım.
|