İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinin düzenlemiş olduğu IV. Bilişim Hukuku Sempozyumuna katılmanın verdiği onur ile hepinizi saygıyla selamlıyorum.Sempozyumu düzenleyen İstanbul Üniversitesi Ceza Hukuku ve Kriminoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin değerli yöneticileri başta olmak üzere İstanbul Üniversitesi ve İ.Ü. Hukuk Fakültesi temsilcilerine şükranlarımı sunuyorum.
Bu sempozyum neden önemli?
Çünkü bu sempozyum, geleceğe dair bir tespit ve ufuk belirleme çabasıdır her şeyden önce. Geleceğin dünyasına hakim olacak bilişim teknolojisinin sınırlarını ve kurallarını belirlemeye dönük önemli bir çaba olan bu sempozyumdan daha şimdiden önemli sonuçlar çıkacağına inanıyorum.
Bilişim teknolojileri neden bu derece önem arzediyor? İnsanlarımızın bu teknolojileri kullanıyor olmakla kazanımları nedir? Bu kazanımların toplumumuzu götürdüğü yer neresidir?
Öncelikle oturumlarda konuşmacılarımızın değineceğini düşündüğüm bir hususa ben de şimdiden değinmek istiyorum.
Değerli konuklar,
Teknolojik araçlardan özellikle internet kullanımı ve teknolojisinin dev adımlarla ilerlediği ülkemizde, internetin alternatif ve sivil bir bilgi, belge ve haber kaynağı olduğu inancındayım.Maliyetin az ve erişimin her yerden kolay bir şekilde mümkün olduğu internet, Türkiye'nin sivilleşmesinde ve demokratikleşmesinde başrolü oynamakta.
Artık insanlarımız demokratik tepki ve taleplerini çok hızlı bir şekilde ortaya koyarken, bu talepleri geniş kitlelere aynı hızda yayılmakta. Bu anlamda geleceğin dünyasında bu yeni tip örgütlenme ve bilgilenme yöntemleri etkin bir rol oynamaya devam edecektir.
Değerli konuklar,
Sadece internete erişim olarak sınırlandırılmayacak olan bilişim teknolojileri artık toplum yaşamımızın önemli bir parçası olmuştur. Günlük hayatımızın neredeyse her tarafında bilgi toplumu hizmetlerini ve iletişim teknolojilerini kullanmaktayız.
Başta bilgisayarlar ve dolayısıyla internet olmak üzere, internet üzerinde işlem yapmanın mümkün olduğu cep telefonları, bankamatikler ve diğer teknolojik gelişimler çağımızı bir hız çağına dönüştürmektedir. Adalet, iş ve ticaret, kamu idaresi, eğitim, sağlık, kültür ve bir çok alanda teknolojinin imkanlarından yararlanıyoruz. Bu alanlardaki hız talebi teknolojideki gelişime paralel ilerliyor.
Vatandaşlarımız, eğitim seviyesi ve kalitesi yükseldikçe aynı düzeyi devletten de talep eder duruma gelmiştir.
Değerli konuklar,
Gelişen teknoloji insan yaşamını kolaylaştırırken, diğer yandan da bunlara ilişkin düzenleme yapılmasını zorunlu hale getirdi. Bugün bankacılık işlemleri yanında internet üzerinden yapılan alış-verişler, kurulan ticari ve benzer ilişkiler, bu alanda düzenleme yapılması gerektiğini gösteriyor.
Gelişen teknoloji klasik hukukun düzenlediği sınırların dışında yeni bir takım hukuki sorunları ve suç tiplerini de ortaya çıkarmıştır. Elektronik iletişim şekilleri ve özellikle internetin elverişli yapısı sayesinde mal ve hizmetler fiziki sınırlara bağlı kalmadan pazarlanabiliyor. Elektronik ortamlar aracılığı ile kurulan bu açık pazarda gerçekleşen ve elektronik ticaret olarak tanımlanabilecek yeni bir ticaret şekli ortaya çıktı.
Telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri, özellikle son yirmi yılda ekonomik üretim ve işleyişin temel unsurlarından biri haline geldi. Gitgide ekonomik sürecin lokomotifi olan bu teknolojiler siyasi, sosyal ve hukukî alanlarda da yapısal değişiklikleri zorunlu hale getirmektedir.
Bilişim ortamında işlenen suçların hızlı bir şekilde artışı, suçların işlenmesindeki kolaylıklar, ve bu suçların ortaya çıkarılmasındaki zorluklar ile meydana gelen ekonomik zararın büyüklüğü bu konuda yasal bir düzenleme yapılmasını zorunlu kılmıştır.
Ayrıca, bilişim aygıtlarının nitelikleri ve bilişim ağlarının yapısı, söz konusu suçların soruşturulmasında, kovuşturulmasında ve delil elde edilmesinde çok büyük zorluklar ortaya çıkarıyor.
Artık bilişim teknolojileri ve sunduğu hizmetler, nitelikleri gereği sadece ulusların milli düzenlerini değil uluslararası toplumu etkiler bir duruma geldi. Ülkeler ve uluslararası örgütler bu alanda işbirliğine giderek, ortaya çıkan yeni kavramlar ve yeni suç tipleri hakkında yasal düzenlemeler yapmaya çalışıyorlar.
İç hukukumuzla ilgili düzenlemeler ne zaman yapıldı? Bilişim Hukukuna Dönük Kanunlaştırmalar ne durumdadır?
Değerli konuklar,
Katılımcılarımız da mutlaka değineceklerdir, Eski Türk Ceza Kanununda 1991 yılındaki değişikle bilgisayar kullanılarak işlenecek özel suçlar yani "Bilişim Suçları" ilk defa kanunumuzda düzenlendi.
Bu düzenlemenin sonrasında konu çeşitli kanunlarda hızla yer buldu. Yeni Türk Ceza Kanunu başta olmak üzere, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Elektronik İmza Kanunu gibi bilişim ve internet alanına ilişkin olarak çeşitli düzenlemeler yapıldı. Son olarak 4.5.2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girdi.
Bu düzenleme ile, internet ortamında hizmet veren içerik ve erişim sağlayıcıların sorumluluk ve yükümlülükleri açıkça belirlendi. İçeriği suç teşkil eden yayınlara erişimin engellenmesi için gerekli tedbirleri öngören düzenlemeler uygulama buldu. Kısıtlamalarda ise ifade ve iletişim özgürlüğünü dikkate alan güvenceli bir sistem getirildi.
Tüm düzenlemelerde amaç, kişi hak ve özgürlüklerini geliştirmektir. Bilişim sistemleri yoluyla vatandaşlarımızın haklarına, toplumsal barışa ve kamu güvenliğine yönelik işlenebilecek suçların önlenmesi ve etkin yaptırımlara bağlanması, hak ve özgürlüklerin güvenceye kavuşturulması nihai hedeftir.
Bu düzenlemeler yeterli midir? Elbette hayır. Mevcut durumdaki eksiklerin giderilmesi muhakkak gerekli. Buna ek olarak gelişen teknoloji karşısında kendini güncel ve yeni tutan bir mevzuat da kaçınılmazdır. Bireysel ve kamusal her alanda kullanılan bilişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelere paralel olarak, hukukun her alanında yeni düzenlemelere gitmek zorunlu olmakta. Uluslararası düzenlemeler ışığında gereken çalışmalar sürdürülmektedir ve sürdürülmelidir.
Konuyla ilgili olarak belirteceğim son husus, Kanunlardaki düzenlemelerin hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yapılması ne kadar önemli ise, yine hukuk devleti ilkesine uygun olarak doğru biçimde yorumlanıp uygulanması gerektiğidir.
Adalet Bakanlığı Olarak Teknolojinin Neresindeyiz?
Değerli konuklar,
Adaletin temel prensiplerinden en önde geleni şüphesiz süratli ve ekonomik olmasıdır. Bu konu, Anayasamızın 141. maddesinde "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." şeklinde hükme bağlanıyor.
Adalet Bakanlığımız, gelişen teknolojiyle birlikte Türkiye'de de uygulama alanı bulan e-devlet sisteminin bir parçası olarak Ulusal Yargı Ağı Projesini (UYAP) uygulamaya koydu. Adaletin hızlı gerçekleşmesinin önündeki engelleri bir bir kaldırmaya başladık.
UYAP, bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler ile bilgiye doğrudan, güvenli ve hızlı bir ulaşım ihtiyacının karşılanması için kuruldu. e-devlet sistemi doğrultusunda kamu hizmetlerinin, yer ve zaman sınırı olmaksızın vatandaşlarımızın ayağına kadar götürülmesi sosyal devlet anlayışının bir sonucudur.
Biz Adalet Bakanlığı olarak, UYAP ile vatandaşlarımızın duruşma tarihini öğrenmek için adliyeye gitmesine gerek kalmayacağı bir sistemi öngörüyoruz. Avukatların bürolarından dava açması, harç yatırması, dilekçe vermesi ve dava dosyalarına, yetkileri çerçevesinde ulaşmasını amaçlıyoruz.
Hazırlanan alt yapı ile, birkaç yılda ciddi atılım ve gelişmeler gösteren UYAP, yeni ve modern yargı anlayışının bir örneğidir.
"Geç kalınmış adalet, adalet değildir" ilkesi bizim düsturumuz. Bunu gerçekleştirmenin yegane yolu ise bilgi toplumu içerisinde güçlü bir şekilde yer alabilmekten geçiyor.
Bu kapsamda, tüm yargı personelinin bu sisteme entegre olabilmesi için, Bakanlığımız gereken tüm imkanları sunmakta. Teknik imkanlar yanında çeşitli sertifika programları ile geleceğin yargı teşkilatının temelleri atılıyor.
Çalışmaların sıhhati, kalitesi, hızı ve şeffaflığının sağlanması amacıyla Bakanlığımızın tüm birimleri için birer internet sayfası hazırlandı.
Tüm bu çalışmalar ile teknoloji, adaletin dolayısıyla milletimizin hizmetinde olacaktır.
Değerli Konuklar,
Bilişim hukukundaki gelişmeleri değerlendirmeyi amaçlayan bu önemli sempozyumda, önümüzdeki iki gün içerisinde ayrıntılarıyla tartışılacak olan mevcut yasal düzenlemeler ve yasa tasarıları ile ilgili olarak faydalı sonuçlara ulaşılacağına inanıyorum.
Sempozyumu düzenleyerek ülkemizde bilişim hukukunun gelişmesine şimdiden büyük katkıda bulunan İstanbul Üniversitesi Ceza Hukuku ve Kriminoloji Araştırma ve Uygulama Merkezinin değerli yönetici ve mensuplarına teşekkür ediyor, bu vesile ile tüm katılımcı ve konuklarımızı selamlıyorum. |