Anayasa Mahkemesi’nin Saygıdeğer Başkanı, Yargıtay Başkanımız, Danıştay Başkanımız, Askeri Yargıtay Başkanımız, yüksek yargının değerli mensupları, Sevgili Rektörümüz, dekan arkadaşlarımız, Adalet camiamızın saygıdeğer mensupları ve sevgili genç arkadaşlarım, hepinizi sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.
Bugün Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin kuruluşunun 82. yıldönümü töreninde sizlerle birlikte olmaktan ve aynı zamanda da yeni ders yılının açılışında burada bulunmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bunun birkaç nedeni var. Bir tanesi ben de hukukçuyum, ancak Ankara Hukuk Fakültesi değil, İstanbul Hukuk Fakültesi mezunuyum. Ama iki kardeş fakültedir Ankara ve İstanbul Hukuk Fakülteleri. Tabii kardeş bir fakültemizin kuruluş yıldönümünde bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum. İkinci nedeni burada bulunuşumun beni memnun eden yönü, yaptığım özel araştırmalarda aldığım bilgilerle şöyle bir sonuca ulaştım. Şu an Türkiye’de mevcut olan hukuk fakültelerinin içerisinde en kaliteli eğitim veren fakültelerin başında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi geliyor. O nedenle başta sevgili rektörümüzü, dekanımızı, sevgili hocalarımızı ve tabii ki öğrenci kardeşlerimi yürekten tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum.
Üçüncü bir teşekkür nedenim de şu; bilindiği gibi hayat değişiyor, yaşam sürekli değişim ve dönüşüm içerisinde. Böylesine dinamik ya hayat, yasalar durağan olamaz, mutlaka değişen ve dönüşen dünyaya paralel, yasalar da değişmelidir. Zaten Cumhuriyet bir hukuk devrimi değil midir? Aynı zamanda Cumhuriyet de. Biz bir hukuk devletinde gerçekleştirmedik mi yasalarımızı çağa uygun hale getirmedik mi. Cumhuriyetimizi kuran ve gerçekten bizi çağdaş yasalarla yönetecek bir noktayı başlatan Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm büyüklerimize şükranlarımızı ifade etmeden de geçemeyiz.
Ancak tabii ki yasaların günün koşullarına uygun hale getirilmesi görevini Adalet Bakanlığı yapıyor. Şu anda benim üçbuçuk aydır başında bulunduğum Adalet Bakanlığı, Türkiye’de ihtiyaç halinde başta temel yasalarda olmak üzere bu yasaları yeniden çalışarak TBMM’ye gönderiyor. Bu yasalar tabii ki Cumhuriyetimizi daha da ileriye götürmek için ihtiyaç halinde yasalarımızı çağdaş hale getireceğiz. Türk Medeni Kanunu bu nedenle hazırlandı ve yürürlüğe girdi. Türk Ceza Kanunu bu nedenle hazırlandı ve yürürlüğe girdi. Türk Ticaret Kanunu da şu anda TBMM’nin önündedir, o da yürürlüğe girecektir. Benim Ankara Hukuk Fakültesine bir teşekkür nedenim de burada bu yasaların hazırlanmasında en fazla yararlandığımız fakültelerimizden biri Ankara Hukuk Fakültesi’dir. Hocalarımıza gerçekten yürekten teşekkür ediyorum.
Şu anda üzerinde çalışmakta olduğumuz yasalara büyük destek veriyorlar hocalarımız, zaman ayırıyorlar. Bilgilerinden yararlanıyoruz ve tabii ki bu çalışmaların da sonucunda TBMM’nin ilgili komisyonları da üzerine düşen görevi yaparak Türkiye yasa alanında da, kuşkusuz ki çağı yakalamak bakımından da ciddi adımlar atıyor. O bakımdan da Sayın Fevzioğlu’na teşekkür edmeyi görev biliyorum.
Burada öğrenci kardeşlerim var, Hukuk Fakültesi öğrencileri. Bunlar geleceğin hakimleri, geleceğin savcıları, geleceğin avukatları. Belki gidecekler başka alanlarda çalışacaklar, ülkemize hizmet edecekler. Adalet Bakanlığı olarak görevlerimizden biri bu arkadaşlarımızın hakimlik ve savcılık mesleklerini seçmeleri halinde çok modern adalet saraylarında görevlerini yapıyor olmalarıdır. Gerçekten adına saray dediğimiz adliye saraylarında görevlerini yapıyor olmalarıdır. Bu konuda ciddi mesafeler aldık, daha da yapmamız gereken işler olduğunu biliyoruz.
Benim Bakanlığım döneminde de hükümet konaklarının bir köşesinde sıkışmış Adalet binalarında bu görevin yapılamayacağını biliyoruz. İşte Müsteşarım da burada. Biz Cuma günü Bodrum’da olacağız. 37 tane bitmiş Adalet Sarayımız var. Telekonferans yoluyla bir kısmını açacağız. Çünkü hepsini açmaya zamanımız yetmiyor. Şu anda dünyanın en büyük adliye sarayını İstanbul’da inşa ediyoruz. İnşallah 2 sene sonra bitecek. Hakim ve savcı adayı arkadaşlarımız, tabii ki içlerinden avukat da çıkacak. Bu modern binalarda görevlerini yapacaklar. Aslan yattığı yerden belli olur. Gerçekten prestij kurumlarıdır bizim Adalet binaları ve Adalet Sarayları. Adalet Bakanlığı olarak bu konuda yapılanların üzerine yenilerini eklemek bizim görevimizdir. Mevzuat yenilenemez, bu çalışmalar hızla gidiyor. İnşallah bunu devam ettireceğiz. Hakim ve savcı açığımız var. Şimdi Adalet Bakanlığı olarak bu açığı kapatmak için de yoğun bir gayret içindeyiz. Çünkü yargı süresini kısaltmalıyız, yargıyı hızlandırmalıyız. Ve daha ekonomik hale getirmeliyiz.
Yargı hizmetinin, bu konuda da biraz önce de Sayın Fevzioğlu UYAP’tan bahsettiler, çok teşekkür ederim. Bu konuda alınan mesafeyi kuşkusuz ki küçültüp daha yapacağımız çok daha işler var. O nedenle Türkiye’nin geleceği Adalet erkinin, Adalet kurumumun gerçekten arzu edildiği gibi çalışmasından geçiyor. Türkiye’de hukukun üstünlüğü, hukuk, insan hakları alanında bizi teftişe gelenler, denetlemeye gelenler, bize ders vermeye gelenler, bir gün bizden ders alarak geri dönmelidirler. Biz Türkiye’de Adalet erkini bu noktaya getirmeliyiz. Zaten Cumhuriyet bunun için kurulmuştur. Çağdaş uygarlığın önüne ülkeyi taşımak için kurulmuştur. Üzerimizde çok büyük yük, sorumluluk olduğunu biliyorum.
Üç neden saydım, beni buraya getiren. Bir tanesi de çok özeldir. Sizle paylaşırsam, konuşmamı böyle noktalarsam herhalde beni yargılamazsınız. Ben bundan önceki Bakanlık dönemimde spordan sorumluydum. Dört buçuk yıl kadar Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı yapmıştım. Sayın Metin Fevzioğlu dekanımız da spor içerisinde, özellikle Futbol Federasyonu’nun değişik kademeleri içerisinde görev yapmıştır. Benim bir mesai arkadaşım sayılır. O nedenle onun bu sporcu kişiliği ile ben bugün bunu özel gününde burada olmayı gerekli kıldım. Ama kendisinden sizin gibi gerçekten eğriye eğri, doğruya doğru diyecek kimsenin hakkını diğerine geçirmeyecek olan sizin gibi spor adamlarına ihtiyacı var. Spor hukuku alanında da sizin gibi gerçekten topçulara ihtiyacı var. Spor bilginizle görevden kaçmayınız. Bu hafta spor takımlarımızın da önemli sınav haftası. Yarın hepimiz Beşiktaşlıyız değil mi gençler? Ertesi akşam da hepimiz Fenerbahçeliyiz ve Perşembe akşamı da hepimiz Galatasaraylıyız.
Efendim, yeni yılın, yeni eğitim ve öğretim yılının başarılı geçmesini diliyorum. Bir önceki yıldan daha başarılı olmanızı diliyorum ve hepinizi bu duygularla selamlarken saygılarımı, sevgilerimi lütfen kabul ediniz. |