15/02/2008
Çeşitli görsel ve yazılı yayın organlarında son zamanlarda çıkan haberlerde, 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231 inci maddesinde yapılan değişikliğin bir af niteliğini taşıdığının yaygın olarak değerlendirilmesi sebebiyle aşağıda belirtilen açıklamanın yapılmasında fayda ve zaruret görülmüştür.
I. GENEL OLARAK
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun bilim komisyonunca hazırlanan Tasarısının konuya ilişkin maddesinin gerekçesinde de ifade edildiği üzere; bugün hemen bütün Batı ülkelerinin ceza mevzuatında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumu yer almaktadır. Özellikle 1950’li yıllardan sonra Kara Avrupası ceza hukukuna girmiş ve bugün gerek Batı ve gerek Doğu Avrupa ülkeleri ceza sistemlerindeki yerini almış olan bu kurum, önce Anglo-Sakson hukukunda ortaya çıkmış ve daha sonra Kara Avrupası hukukunu etkileyerek ceza kanunlarına girmiştir. Nitekim Fransız hukukunda bu kurum, ilk önce 2/2/1945 tarihli Kanunla çocuk suçlular hakkında uygulanmaya başlanmış, daha sonra 1975 yılında yapılan değişiklikle yetişkinleri de kapsamına almıştır. Belçika’da aynı kurum 29/6/1964 tarihli bir Kanunla hukuk sistemine getirilmiştir. Bu örneği, Hollanda, Japonya, Polonya, İsviçre gibi ülkelerde de görmek mümkündür.
Söz konusu kurum, mevzuatımıza ilk kez 03/07/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile girmiştir, 06/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunla da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesine eklenen fıkralarla, bu kurum, genel bir usul hukuku müessesi olarak kabul edilmiştir. 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla da bu hükümde kısmi değişiklikler yapılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, adından da anlaşılacağı üzere öncelikli olarak, kovuşturma evresinde mahkemece bir hüküm kurulmasını gerektirmektedir. Ancak bu hüküm, kanundaki düzenlemeye göre hukuki bir sonuç doğurmamaktadır. Başka bir anlatımla, kurulan hükmün hukuki sonuç doğurup doğurmaması belli bir süreye ve bazı ek şartlara bağlı kılınmıştır.
II. HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASININ KOŞULLARI
A-Ceza koşulu
Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda hükmolunan ceza;
1. İki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya
2. Adli para cezası
olmalıdır. Ancak burada uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. (CMK 231/5)
B-Sanığa ilişkin koşullar
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
- Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
- Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir. (CMK 231/6)
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmemesi halinde, sanık hakkında, mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (CMK 231/9)
III. HÜKMÜN AÇIKLANMASI KARARINDAN SONRA UYGULANACAK HUKUKİ REJİM
Ceza Muhakemesi Kanunun 231 inci maddesiyle getirilen bu müessesenin en önemli özelliği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulacaktır. Bu süre, mahkeme tarafından bir yıldan fazla olmamak üzere belirlenecektir. Denetimli serbestlik tedbiri uygulanan sanık hakkında denetimli serbestlik türü olarak nelerin tatbik olunacağı ise sekizinci fıkranın (a) ilâ (c) bentlerinde belirtilmiştir.
IV. HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARININ SONUÇLARI
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde mahkum olunan ceza ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (CMK 231/7)
- Denetimli süresi içinde dava zaman aşımı durur. (CMK 231/8)
- Denetim süresi içinde hükümlünün kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket etmesi halinde mahkeme geri bıraktığı hükmü açıklar. Ancak yine mahkeme, denetimli serbestlik süresi içerisindeki yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın denetim süresi içerisindeki hâl ve davranışlarını göz önünde tutarak, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmesine, seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya hapis cezasının ertelenmesine karar verebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kararlar, ancak bir soruşturma ve kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinde belirtilen amaç için kullanılabilir. (CMK 231/13)
V. SONUÇ
Türk Ceza Kanununun 65 inci maddesinde düzenlenen af müessesesi; kamu davasını düşüren, hükmolunan cezaları bütün neticeleriyle ortadan kaldıran “genel af” ve hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son veren veya infaz kurumunda çektirilecek süreyi kısaltan ya da adlî para cezasına çeviren “özel af” olmak üzere ikiye ayrılır. Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi bir af değil, usul hukuku müessesesidir. Öte yandan, af, niteliği itibariyle uygulama bakımından hâkimin takdirine bırakılmamıştır. Oysa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında kanunda belirtilen objektif ve sübjektif koşullar tam olarak gerçekleşse bile bunun uygulanması hakimin takdirine bırakılmıştır. Kaldı ki, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabileceği hâllerde hâkimin bu müesseseye başvurmayıp vermiş olduğu cezayı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesine göre ertelemesi de imkân dahilindedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Adalet Bakanlığı
|