Bakan Gül'ün 2018 Bütçe Genel Kurulu Konuşması A+ A-
26.12.2017

TBMM Genel Kurulu'nda Adalet Bakanlığı 2018 yılı bütçesi kabul edildi. Görüşmeler sırasında hükümet adına söz alan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "Cübbelerini, ait oldukları ülke ve terör örgütlerine bağlılıklarını, aidiyetlerini gizlemek için kullanan terör mensupları yargıdan silinip atılmıştır" dedi. 

Bakanlığımızın 2018 yılı bütçesini takdim etmek, devam eden ve planlanan faaliyetlerimiz hakkında bilgi vermek üzere huzurunuzdayım. Bu vesileyle Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime, inananların ilk kıblesi olan Kudüs'ümüze, Mescid-i Aksa'ya yapılan hukuk dışı, insanlık dışı uygulamaları şiddetle kınayarak başlamak istiyorum. Birleşmiş Milletlerin yüzlerce kararına rağmen, bir hukuk katliamı, bir haydut devlet anlayışıyla bir katliama, bir hukuk katliamına seyirci kalmamak adına buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki Kudüs, Müslümanların ilk kıblesi, bağımsız Filistin devletinin başkenti oluncaya kadar hiçbir şekilde bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

Esasen yüzyıllardır Osmanlı'nın barış, selamet yurdu olarak her inanç için -gerek Müslümanlar gerek Yahudiler gerek Hristiyanlar- ortak kutsal bir mekân olan Kudüs'ün yine bu kimliğini ortadan kaldırmak isteyenlerin bölge barışına, dünya barışına hiçbir şekilde katkı sunamayacağını da bütün dünya görmektedir.

Bu vesileyle, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Dönem Başkanlığını yapmış olduğumuz İslam İşbirliği Teşkilatının ülkemizde toplanarak dünya tarihine kayıt düşülmesi ve bu toplantının yapılması gerçekten dünya barışı, insanlık tarihi adına da çok önemli bir adım olmuştur. Niyetimiz ve beklentimiz, bütün dünya ülkelerinin bu alınan kararları tanıması, kabul etmesidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hukuk devletinin en önemli unsuru etkin işleyen bir yargı sisteminin varlığıdır. Hukukun üstünlüğünü esas alan bir devlet modeli içinde yargı bir hakem niteliğindedir. Bu işlevini yerine getirebilmesi, önüne gelen sorunları nesnel ve adil bir şekilde çözmesine bağlıdır. Bu özelliğiyle yargı, hukuku ölçülebilir bir değer hâline getirir. Bu sebeple, yargı sistemimizi vatandaşlarımıza hizmet eden bir araç olarak işlevsel kılmak ve doğru işlemesini sağlamak en büyük önceliklerimiz arasında olmaya devam edecektir.

Hükûmetlerimizin son on beş yıldır takip etmiş olduğu yol, bu önceliğe uygun bir reform çizgisidir. Adalet hizmetlerinin geliştirilmesi, adalete erişimin güçlendirilmesi hiç eksilmeyen bir dikkat ve heyecan olarak bu yıl da yine Hükûmetimizin en önemli kararlarından ve yol haritalarından birisi olacaktır.

Vatandaşlarımızın daha hızlı, daha etkili, daha adil karar ve yargılama süreçlerinden istifade edebileceği çalışmalar, bunlara yönelik çalışmalar her alanda olumlu sonuçlarını vermektedir. Son on beş yıl içinde adalet hizmetlerine merkezî bütçeden ayrılan pay 2 kat artmış, kurumlarımızın fiziki imkânları, yapısal dönüşümleri de hız kazanmıştır. Adaletin fiziki çehresi kadar yeni kurumlar ve iyi uygulama örnekleriyle de adalet hizmetlerinde anlayış ve kalite yine yükselmiştir. Mevzuatımız demokratikleşme ve insan odaklı bir yaklaşımla gözden geçirilmiş, temel kanunlarımız da büyük ölçüde yenilenmiştir. Anayasal ve yasal düzeyde gerçekleştirilen değişiklikler, bir taraftan temel hak ve hürriyetleri güçlü bir teminat altına alırken diğer taraftan yargının bağımsızlığını, etkinliğini ve tarafsızlığını da güçlendirecek önlemleri içermiştir.

Bildiğiniz gibi, kişisel verilerin korunmasının bir hak olarak düzenlenmesi, yine çocuk haklarının ilk defa anayasal koruma altına alınması, yine sendikal özgürlüklerin genişletilmesi, kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma imkânı getirilmesi, siyasi özgürlüklerin genişletilmesi bu süreçte Anayasa'da kaydedilen çok önemli gelişmeler arasında kısaca sayacağımız, hükûmetlerimiz döneminde yapılan reformlardır.

Temel hak ve hürriyetlerin korunup geliştirilmesi ve ihlallerin önlenmesi amacıyla ülkemizin kurumsal kapasitesi de geliştirilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ortaya koyduğu sistemin ikincillik prensibine uygun olarak iç hukukumuzda oluşturduğumuz Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da yine hükûmetlerimiz döneminde ortaya konan çok önemli bir reformdur.

Yine, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, idari işlemlerin demokratik denetimine imkân tanıyan Kamu Denetçiliği uygulaması, İnsan Hakları Dairesinin kurulması ve bu dairenin Bakanlığımız bünyesinde müstakil hâle getirilmesi yeniden yapılanmaya örnek olarak verilecek birtakım düzenlemelerdendir.

Yine, 2013 yılında kurulan İnsan Hakları Tazminat Komisyonu da çeşitlenen hak arama yolları arasına girmiş, kendi vatandaşını başka kapılarda değil, kendisinin denetime saydam ve şeffaf bir şekilde, devletin bu anlamda da varsa bir hak ihlali kendi vatandaşına tazminatını verebileceği şekilde bir düzenleme, saydam, hesap verebilir bir yargı ve devlet sistemi anlamında çok önemli reformlar olmuştur.
Yine, hükûmetlerimiz döneminde hak arama yolları daima açık tutulmuştur. Son olarak Olağanüstü Hâl Komisyonunun kararlarına karşı yine yargı yolunun, yargısal denetim yolunun açılması da ve bu Komisyonun bağımsız bir şekilde teşekkül ettirilmesi de bu anlamda ortaya konan önemli reformlardan ve düzenlemelerden biridir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk yargı sistemi adına yapısal dönüşümde çok önemli reformlardan birisi de 16 Nisanda yapılan Anayasa değişikliğidir. Yüce Meclisin takdiri ve milletimizin onayıyla bu tarihte gerçekleştirilen Anayasa değişiklikleri yargıda iki temel değişimi yanında getirmiştir. Birincisi, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yapısının daha demokratik meşruiyete dayanması, millet iradesinin tecellisi anlamında bir teşekkül ettirilmesi; ikincisi de asker-sivil yargı ayrımının ortadan kaldırılması. Burada bazı arkadaşlarımız da dile getirdiler, "Hâkimler ve Savcılar Kurulu iktidar partisinin ya da Cumhurbaşkanının iradesiyle teşekkül ettiriliyor" diye bir iddiayı kabul etmek asla mümkün değildir. Bakınız, şimdiye kadar olmayan çok önemli bir değişiklik yapılmıştır. Demokratik meşruiyet anlamında bir yargı üst bürokrasisi olan Hâkimler ve Savcılar Kurulu milletin iradeleriyle seçilmiş organların seçimine bırakılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun büyük çoğunluğunu seçmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisini kim seçiyor? Millet seçiyor. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." ilkesinin gerçekleşmesi anlamında çok önemli bir değişikliktir. "AK PARTİ istediği şeklide Meclisten seçer." Bakın, değerli arkadaşlar, bu çalışmayı yaptığımız Anayasa çalışmalarında bütün partilere çağrıda bulunduk ama Milliyetçi Hareket Partisiyle bu çalışmayı milletimizin önüne götürdük.

O gece, Sayın Cumhurbaşkanımızın yüreklerde tutuşturduğu cesaret ateşi, milletimizi sokaklara, meydanlara dökmüş, darbeci güruhu kendi sefaletlerinde boğmuştur. Milletimiz, liderine, ülkesine, kaderine, hukukuna, demokrasisine ve cumhuriyetine sahip çıkmış, FETÖ'cü hainlerin esaret girişimlerini, hayasızca akını göğsünü siper ederek durdurmuştur. O gece, Meclisimiz bir kez daha "Gazi" unvanını almıştır. Bu vesileyle, o gece şehit olan tüm vatan kahramanlarını rahmetle yad ediyorum ve gazilerimize de Allah'tan hayırlı uzun ömürler niyaz ediyorum.

Çok değerli milletvekillerimiz, bu kanlı kalkışmanın püskürtülmesinde bütün millî ve yerli unsurların, vatansever askerlerimizin, kahraman polisimizin ve elbette cesur yargı mensuplarımızın da çok büyük payı vardır. 15 Temmuz gecesi hızla harekete geçen hâkim ve savcılarımız olaya cesaretle el koymuş, soruşturmaları başlatmışlardır. O gece tanklara, F16'lara vücuduyla siper olan vatandaşlarımızla birlikte Türk yargısı da adliye koridorlarında demokrasi nöbetlerini tutmaya başlamıştır ve Türk yargı mensupları ve adliye çalışanları hâlâ demokrasi nöbetlerini sürdürmektedir. Bu nöbet, devam eden yargılamaların adil, hukuka ve hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşmasıyla toplum vicdanını rahatlatacak biçimde suçluların hak ettiği cezayı bulmalarıyla sona erecektir.

Ülke genelindeki bu davalar kesin hükme doğru hızla ilerlemektedir ve esasen 15 Temmuzdaki kanlı tertibin parçası terör örgütü mensuplarının çiğnedikleri hukukun ve ortadan kaldırmaya çalıştıkları anayasal düzenin gereklerine uygun olarak adil bir biçimde yargılanmaları da Türkiye'nin hukuk devleti olması anlamında çok önemli bir noktada olduğunu tüm dünyada gözler önüne sermektedir. Mahkemelerimiz bir mahkûmiyet otomatı gibi asla çalışmamaktadır. Olaya ve delillere göre değerlendirme yaparak suçluyu cezalandırmakta suçsuzu da ayırmaktadır.
Elbette ne yaptıklarını en iyi bilen ve akıbetlerini az çok tahmin eden bazı sanıklar bu davaları sulandırmak, yargılamaları uzatmak ve hukuki süreci zehirlemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama milletimiz müsterih olmalıdır. Mahkemelerde tiyatro oynayanlarla "15 Temmuz bir tiyatrodur." diyenleri tarih asla ama asla affetmeyecektir. 

Yargılamalar tamamlandığında bütün suçlular hak ettiği cezayı alacak ve bugün duruşmalarda konuşan, gülen, itiraz ve alay eden darbeciler ebediyen susacak ve bu aziz millette hiçbir zaman hiçbir kimse darbe yapmaya cüret edemeyecektir. Bu vesileyle, görevlerini fedakârca, cesaretle sürdüren yargı mensuplarımıza bu Gazi Mecliste milletimiz adına, Bakanlığımız adına şükranlarımı bir kez daha ifade etmek isterim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; pek çok ülke, hukuk ve adalet sistemini artan ve çeşitlenen toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek şekilde sürekli güncellemektedir. Dünya genelinde ortak bir sorun hâline gelen mahkemelerin iş yükünü ortadan kaldırmak, daha hızlı işleyen bir yargı sistemini ortaya koymak için daima bir arayış hâlindedir. AK Parti reformcu bir partidir, daha sağlam bir hukuk sistemi, daha güçlü demokrasi, daha geniş özgürlükler bu kimliğin bileşenleridir. Özgürlük-güvenlik dengesini gözeterek devleti ve kamu düzenini bu özgürlükleri yaşatan, vazgeçilmez temel bir çerçeve olarak ayakta tutan yürüyüşümüzü devam ettiriyoruz. Son on beş yılın reformları; demokratik kurumlarımızı güçlendirmek, özgürlük alanını genişletmek, insan haklarını korumak ve yüceltmek amaçları üzerinde yükselmiştir. Yine reform çizgimizi aynı anlayışla sürdüreceğiz, adalet hizmetlerinin kalitesini de daha fazla artıracağız.

Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yakışır bir adalet sistemini milletimizin hizmetine sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda yeni vizyon belgelerimiz, stratejik belgelerimizde bu hamleleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki süreçte yargıya olan güveni ve yargının etkinliğini, hızını daha da artıracak reform paketini kamuoyumuzla paylaşacağız. Bu reform paketinde toplumun gündemine giren birçok konuyu da düzenleme imkânı bulmuş olacağız. Böylece hem vatandaşlarımıza daha hızlı adalete erişim yollarını açmış olacağız hem de yargının iş yükünün azaltılması ve hızlandırılması için önemli yeniliklere imza atacağız. Bu çerçevede, hukuki himaye sigortasının geliştirilmesini sağlayacağız, elektronik tebligatı yaygınlaştırarak masraftan ve zamandan tasarruf sağlayacağız, küçük alacaklarda vatandaşımızın yolunu icra dairesine düşürmeden, onu icralık yapmadan borcun hızlı ve masrafsız bir şekilde tahsili için yeni bir takip usulü oluşturacağız. Bunu yaparken borçlu ile alacaklı arasındaki hassas dengeyi de muhafaza edeceğiz, hem borçlu hem de alacaklının yararını esas alacağız.

Yine, bilişim entegrasyonunu, tüm kamu kurumlarıyla entegrasyonu sağlayarak yargıda hantal işleyen birtakım uygulamalara da son vermiş olacağız. Boşanmış eşler arasında kangrene dönüşen bir soruna da neşter vuracağız. En başta çocuğun yararını gözeterek çocuk teslimini daha insani bir hâle getirecek düzenlemeyi gerçekleştireceğiz. Keza, örgütlü suçlarla, toplumun, milletimizin huzurunu bozan kabahat ve suçlarla daha etkin bir mücadele edeceğiz. Yaşam tarzına müdahale anlamında suç teşkil eden birtakım fiilleri tekrar gözden geçirerek bu hususta hiçbir vatandaşımızın ötekileştirilmediği, yaşam tarzına müdahale edecek fiiller anlamında, bu husustaki düzenlemeleri de gözden geçireceğiz. Suç ve suçluyla mücadelede soruşturmaların daha hızlı ve etkin bir şekilde tamamlanması da yine bu dönemde önümüzdeki çalışma başlıkları arasında yer alan bir düzenlemedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, mevzuatımızda, bu meyanda olmak üzere adaletin sosyal hedefini gerçekleştirmek, yani toplumdaki uyuşmazlıkları bir an evvel gidermek anlamında çok önemli alternatif çözüm yöntemlerini, bildiğiniz üzere hükûmetlerimiz hukuk âlemine kazandırmıştır. Bu çerçevede, Arabuluculuk Kanunu'yla, hukuki uyuşmazlıklarda hızlı, ekonomik, gizli ve gönüllü bir çözüm Türk yargı sistemine kazandırılmıştır. Bu çerçevede, 7.539 ara bulucu hizmet vermektedir. 11 Aralık tarihi itibarıyla toplam 24.162 uyuşmazlıkta ara buluculuk uygulaması yapılmış, bunların 21.405'inde anlaşma sağlanmıştır ki bu başarı oranı da yüzde 90 civarındadır.

Yine, son olarak, İş Mahkemeleri Kanunu'yla birlikte 1 Ocaktan itibaren, hukuk sistemimizde iş davalarında zorunlu ara buluculukla, alın teri kurumadan vatandaşlarımızın hak ettiği alacağı almasına yönelik bir düzenleme de malumunuz olduğu üzere Meclisimizden geçmiştir.
Adalet, esasen hak edene hak ettiğini vermektir ve gecikmeden, bihakkın ve bir an evvel verme konusundaki bu çabaların vatandaşlarımıza çok önemli katkılar sunacağına, hükûmetlerimizin milletimize vermiş olduğu reformlar ve hizmetler anlamında önemli bir halka olarak kazandırılacağına inanıyoruz. Yine, bu alternatif yöntemleri de teşvik etmeye devam edeceğiz.

Yine, idarenin vatandaşla, idarenin idareyle yaşadığı uyuşmazlıklar da mahkemelerin iş yükünü oldukça artırmaktadır. Bu çerçevede, yine, 659 sayılı KHK'yı da daha etkin hâle getirerek, dava veya takip yoluna başvurmadan, idarenin idareyle, vatandaşın idareyle olan uyuşmazlıklarının da sulh yolunun bir şekilde gözden geçirilmesi, mahkemelerin iş yükünü azaltma anlamında da önemli bir çalışma, bu hususta da çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Yine, bildiğiniz üzere, çok değerli milletvekillerimiz, ceza muhakemesinde de uzlaştırma müessesesi adına çok önemli adımlar atılmıştır hükûmetlerimiz sayesinde ve bu sonuçlar itibarıyla da 1 Aralık tarihinde 523 bin dosya tevdi edilmiş uzlaştırmacılara, 200.711'i uzlaşmayla sonuçlandırılmıştır. Yani bu ne demek? 200 bin dosyanın savcılar ve ceza mahkemelerine gelmeden mahkemelerin iş yükünü azaltması bakımından çok önemli bir sonuçtur.

Yine ceza adaleti sisteminin amaç dışı kullanılmasını, meşgul edilmesini engelleyecek tedbirleri de geliştirdik. Bu çerçevede son KHK'da yapılan bir düzenlemeyle soyut ihbar ve şikâyetler için soruşturma öncesi bir değerlendirme mekanizması kuruldu. Vatandaşlarımıza bu düzenlemeyle lekelenmeme hakkını getirmiş olduk yani bu düzenlemeyle bir kişi hakkında genel, soyut ve asılsız birtakım isnatlar olursa savcı yapmış olduğu soruşturmadan, incelemeden sonra soruşturma açılmamasına karar verebilecek.

Bu en son KHK'da çıkan düzenleme insan hakları anlamında vatandaşlarımız için çok önemli bir düzenlemedir. Bunun şu faydası olacak: Bir kişi şu sebeple ya da bu sebeple "Şöyle bir yanlış yaptı, suç işledi." diye haksız bir iftira yaptığında savcı hâliyle o vatandaş adına hemen bir dosya açıyor, şüpheli yapıyor ve gerekli kolluk hizmetlerini sürdürüyor ama bununla beraber artık soyut, genel, asılsız olduğunu gördüğü zaman savcı -bundan sonra birisi birini her şikâyet ettiğinde kapısına, iş yerine, evine polis gelmeyecek- onu araştıracak, soruşturma açmayacak.

Yine, Mağdur Hakları Kanunu'muz da çok önemli bir düzenleme olarak çalıştığımız diğer hususlardan biridir. İYUK'ta, HMK'da, yine, Türkiye Adalet Akademisi, Noterlik Kanunu hususunda da çok önemli çalışmalarımız var. Keza yargılamanın çok önemli ve esas unsurlarından olan avukatlık mesleğinin daha iyi bir hâle getirilmesi, avukatlık mesleğinin daha saygın bir hâle getirilmesi anlamında da çalışmalarımızı, barolarımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla yapmış olduğumuz bu konudaki tüm reformları, iyileştirmeleri artıracağız.

Yine, adliyelerde 2002 yılında 9.349 olan hâkim, savcı sayısı yüzde 73 oranında artmış, bugün itibarıyla 16.106 hâkim ve savcımız vardır. Bu artış, yine iş yüküyle uyumlu olarak devam edecektir.
Adliyelerde ilgili birimlerde ve ceza infaz kurumlarında görev yapan personelimiz 2002 yılında 51 iken bugün 115.638'e çıkmıştır ve bildiğiniz gibi, son KHK'da ceza infaz kurumlarımızda görev yapan personelimize fiilî hizmet süresi zammını tanımış olduk. Gerçekten büyük bir fedakârlıkla çalışan infaz koruma memurlarımıza -özellikle bu darbe yargılamaları -15 Temmuz sonrasında cansiparane çalışan infaz koruma memurlarımıza ve tüm adliye çalışanlarımıza ben buradan selamlarımı, saygılarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.

Keza, değerli arkadaşlar, sadece bu çalışanlar değil, adliye personelimizin hepsi birbirinden değerli ve fedakâr çalışma yapan arkadaşlarımızdır. Mübaşirlerimizle ilgili, Maliye Bakanlığımızla gerekli çalışmalarımızı yapıyoruz, genel idare hizmetlerine alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Hükûmetimiz bu konuda gerekli neticeyi aldığında da inşallah bu müjdeyi vermeyi biz de arzu ediyoruz.

Avukatlık yapanlar ve vatandaşlarımız da bilir ki mübaşirler mahkemenin iş yükünü çeken en büyük, en esaslı mütemmim cüzdür. Dosyaların tozunu, avukatların yükünü, nazını, kalemin bütün yükünü çeken mübaşirler de gerçekten hak ettikleri bu değeri, inşallah, şimdiye kadar verilen bu hizmetleri, bu husustaki çalışmalarla... Zabıt kâtiplerimiz, icra kâtiplerimiz, hepsiyle ilgili her zaman Bakanlığımız onların yanındadır ve her türlü desteklerini de sürdürmeye ve eğitim anlamında da desteklerimizi yapmaya gayret ediyoruz.

Sözlerime son verirken adalet hizmetlerini en üst seviyeye yükseltme gayesiyle hazırladığımız, vatandaşlarımızı, 80 milyon vatandaşımızı hiçbir ayrıcalık ve ayrımcılığa tabi tutmadan, bir tarağın eşit dişleri gibi ve 80 milyonun birinci sınıf vatandaş olarak adalet hizmetlerinden yararlandığı bir bütçeyi ve adalet hizmetlerini vatandaşlarımıza sunmak için gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğimizi söylemek isterim.
Ben, bu vesileyle, Bakanlığımızın 2018 yılı bütçesini Genel Kurulumuzun takdirlerine sunuyorum.
2018 yılı bütçemizin devletimize, milletimize, tüm yargı teşkilatımıza hayırlı olmasını temenni ederken, bu bütçeye destek veren başta Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Hükûmetimize, destekleri için teşekkürlerimi sunuyorum.
Genel Kurulun Çok Değerli Başkan ve üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←