Adalet Bakanı Gül'ün, YSK Kanun Teklifi Hakkındaki Konuşması A+ A-
12.12.2017
Komisyon Adı: Anayasa Komisyonu
Konu: Yüksek Seçim Kurulunun Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifi (2/1929)
Dönemi: 26
Yasama Yılı: 3
Tarih: 24/11/2017
 
 
Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; ben de hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Ben de 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü tebrik ediyorum. Gerçekten hepimizin yetişmesinde emeği olan öğretmenlerimizdir ve onların da emekleri asla inkâr edilemez. Aramızda da öğretmen, öğretim üyeliği yapan arkadaşlarımız var, onların da ben Öğretmenler Günü'nü tebrik ediyorum ve vefat etmiş tüm öğretmenlerimize de Allah'tan rahmet diliyorum. Tüm öğretmenlerimize hayırlı, bereketli hizmetlerinin devamını da diliyorum.
 
Birkaç cümleyle ifade etmek isterim. Sayın Başkanımın da ifade buyurduğu gibi, geneli üzerinde bir konuşma yapmak şu aşamada... Komisyonun da değerli vaktini almak istemiyorum çünkü alt komisyonda bu tekrar değerlendirilecek, belki farklı bir şekilde değişiklikler olacaktır. Onun üzerine bütünüyle ilgili gerektiğinde yine Komisyonumuzla bunları paylaşırız.
 
     Yalnız, bir iki hususu ifade etmek isterim: Yüksek Seçim Kurulunun müstakil bir kanun içerisinde çalışmaması, farklı yerlerde farklı hükümlerle birlikte çalışması, faaliyetini icra etmesi gerçekten Yüksek Seçim Kurulu gibi bir anayasal organa yakışmıyordu. Bu anlamda Yüksek Seçim Kurulunun müstakil bir kanunu olmasının, bir teşkilat kanunu olmasının bu aşamada çok önemli bir gelişme olduğunu ifade etmek isterim genel itibarıyla.
 
Türkiye'de hangi iktidar gelirse gelsin, hangi seçim olursa olsun Türkiye demokrasisinin en önemli kazanımları seçimlerin şaibesiz, seçimlerin serbest ve özgür bir şekilde, dürüst bir şekilde yapılmasıdır; bu, Türkiye demokrasisinin en önemli kazanımıdır ve bugüne kadar her seçim için de böyle olmuştur. Elbette itirazlar yapılmıştır, Türkiye'de yapılan her seçimde itirazlar olmuştur ama asla hiçbir seçimde şaibe olmamıştır, bütün seçimler dürüst ve serbestçe bütün milletin iradesinin yansıdığı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Demokrasinin bu kazanımını da hepimizin koruması gerekmektedir.
 
Ben alt komisyonda bu anlamdaki itirazların ya da değerlendirmelerin yapılacağına inanıyorum. Sadece alt komisyona da belki bir katkı olur düşüncesiyle, Sayın Erkek'in söylediği, personellerin Adalet Bakanlığına ihtiyaç duyması hâlinde gönderilmesiyle ilgili bir hususta şunu ifade etmek isterim: Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nda, Danıştay Kanunu'nda, Yargıtay Kanunu'nda ve Anayasa Mahkemesi Kanunu'nda o teşkilat ya da yüksek mahkemenin ihtiyaç duymadığı personeli yani bir Çevre Bakanlığına, Tapu Genel Müdürlüğüne gönderemeyeceği için "Adalet Bakanlığına göndereyim..." Birçoğu zaten -sizler de biliyorsunuz- zabıt kâtipleri, seçim kurulunda çalışıyor. Bu teşkilat kanunu gelirse müstakil, kendi bu işle ilgili, yetkin, daha ehil bir seçim uzmanlığı ihdas edecek bir kuruluş ortaya çıkmış olacak ve hepimiz için, Türkiye demokrasisi için de çok önemli bir kazanım diye düşünüyorum çünkü seçimden seçime değil her zaman orada bu hukukla ilgili bir personel olacaktır. Dolayısıyla biz Adalet Bakanlığı olarak alt komisyonda ya da Komisyonda bu konuda "Adalet Bakanlığına vermeyelim." denirse biz bundan memnun da olabiliriz, bizim bu konuda bir ısrarımız yoktur. Ancak hem teklif sahibi hem de diğer kanunlara da; Yargıtay, Anayasa Mahkemesine de bakılmış, Genel Kurulun, Meclisin iradesi yakışan yere, eğer bir ihtiyaç olması hâlinde Adalet Bakanlığına gitsin diye düşünülmüş. Yani bu konuda elbette onlar da nispeten yakın bir alanda çalıştığı için, belki bizim eski personelimiz olduğu için... Biz bu konuda Genel Kurulun, Komisyonumuzun iradesi neyse ona bakarız. Bu konuda bunu da ifade edeyim ki alt komisyonda değerlendirilsin.
 
Bir diğer husus, teklifteki "(Hâkim ve savcılar hariç) bütün memur, işçi ve hizmetlileri görevlendirebilir, bunular dışında da gerekli gördüğü kimseleri çalıştırabilir." hükmü eleştiri konusu olmuştu. Bu, mevcut kanunun 31'inci maddesinde de aynen olan bir hüküm. Dolayısıyla şu ana kadar Seçim Kurulunun ihtiyaç duyduğu bir konu ki ve sorun da oluşmadı, hepimiz yaşıyoruz, oy pusulalarının taşınmasıdır, belki hizmettir, belki hizmet alımı, taşıyıcı tutacaktır, bu anlamda herhâlde ihtiyaç duyulduğu bir konu.
 
Bu hususla ilgili de -mevcut kanunda aynen olduğunu ifade ederek- ben Sayın Başkanıma söz hakkı verdiği için ve siz çok değerli Komisyon üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum. Alt komisyondan sonra, yine umuyorum ki Yüksek Seçim Kurulumuza, Türkiye demokrasisine yakışacak şekilde, sizlerin de önerileriyle iyi bir ihtiyaç duyulan bir kanun ortaya çıkacak, Genel Kurulumuzun da tasvibine sunulacaktır.
Alt komisyonda çok verimli bir çalışma ve müzakere ortamı olduğunu burada memnuniyetle görmekteyiz. Bu da demokrasinin bir kazanımı, katılımcı demokrasi ve siyaset adına çok önemli bir kanun çalışmasını yaptığımızı gösteriyor.
Ben de geneli üzerinde Hükûmetimiz adına söz almışken Komisyonumuza teşekkür etmek ve gerçekten, bugün konuşmuş olduğumuz Yüksek Seçim Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifi'nin çok yerinde bir teklif olduğunu ifade etmek isterim. Elbette demokratik rejimlerin temeli serbest seçimlere dayanmaktadır. Özgür, serbest, dürüst seçimlerin yapılması, millet iradesinin söz ve yetkide, karar mercisinde olması adına çok önemlidir. Gerçekten, Türkiye'de seçimlerin çok dürüstçe yapılması, Türkiye'de seçim hukukunun yerleşik içtihatları ve uygulamalarının olduğu da Türk demokrasisi adına çok önemli, sevindirici bir durumdur. Millet iradesinin üstünlüğü, seçimlerin saygın, tarafsız ve bağımsız kurullarca ve onların gözetiminde, denetiminde, hakemliğinde yapılmasını gerekmektedir. Türkiye'de de, malumunuz olduğu üzere, Yüksek Seçim Kurulu bu hakemliği anayasal çerçeve içerisinde milletimiz adına yapmaktadır ve bugüne kadar da bağımsız, müstakil hareket ederek şaibesiz, dürüst seçimler icra etmiştir. Bu kanunla birlikte daha da nitelikli bir hâle kavuşacağı aşikârdır. Özellikle, az önce de ifade edildi, hem Cumhurbaşkanının milletimiz tarafından seçilecek olması, milletvekili sayısının artması, yurt dışında seçimlerin yapılarak vatandaşlarımızın oy kullanması gibi sebepler Yüksek Seçim Kurulunun daha nitelikli bir personel ve kurumsal yapıya kavuşmasını zorunlu kılıyordu. Bu çerçevede, bu teklifin çok yerinde olduğunu ifade etmek isteriz. Elbette maddeler konusunda da geldiğinde çok değerli fikirlerle bu teklif yine olgunlaşacak, değerlendirilecektir.
 
Ben Yüksek Seçim Kurulunun bu teklifle birlikte, önümüzdeki seçimlerde ve bundan sonraki seçimlerde de demokrasinin kazanımı anlamında, millet iradesinin sandıkta bihakkın temsili anlamında çok önemli bir misyon üstleneceğini ifade etmek isterim ve çok da vakit almadan -Komisyonumuz çok hızlı bir şekilde, verimli bir şekilde görevini ifa ediyor- ben teşekkür etmek üzere ve teklifin Yüksek Seçim Kurulu, demokrasimiz ve ülkemiz adına hayırlı olmasını dileyerek hepimize tekrar saygılar sunuyorum. Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu öneri en son yapılan Anayasa değişikliğinde de, 16 Nisan referandumunda milletimizin kabul ettiği yargıya yönelik "bağımsız ve tarafsızdır." ibaresi kabul görmüştür. Bu tür bağımsız kurulların, millet adına denetim yapan bu tür kurulların ayrıca tarafsız olması çok değerli heyetinizin takdirine bırakmakla birlikte ben de Hükûmetimiz adına görüşümün bu tarafsızlık yönündeki ibarenin eklenmesinin olumlu olacağı mütalaasını arz ediyorum.
 Teşekkür ederim.
Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←