Adalet Bakanımız Sayın Kenan İpek, Geliştirilmiş Bilirkişilik Sistemi Eşleştirme Projesi’ nin Kapanış Toplantısında Konuştu A+ A-
23.06.2015

Geliştirilmiş Bilirkişilik Sistemi Eşleştirme Projesi Kapanış Töreni Konuşması

 

Sayın Yargıtay Başkanımız,

Sayın Danıştan Başkanvekilimiz...

Sayın Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Vekili,

Sayın Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi,

Projeye katkı sunan ve koordine eden kıymetli dostlarımız,

Değerli çalışma arkadaşlarım....

 

         Geliştirilmiş Bilirkişilik Sistemi Eşleştirme Projesi Kapanış Töreninde sizlerle bir arada bulunmanın, yaptığımız çalışmaların sonuçlarını görmenin memnuniyetini taşıyorum.

Bu güzel ortamda hepinizi saygı ile selamlarken, "hoşgeldiniz" diyorum.

         Son dönemde art arda düzenlediğimiz program ve etkinlikler, üzerinde yoğunlaştığımız çalışmalarla ilgili oluyor. Bu da ayrıca bir memnuniyet veriyor. Yaptığımız çalışmaların, sürdürdüğümüz projelerin sonuçlarını görmek hepimiz için önem arz ediyor.

         Nisan ayı içinde Sayın Başbakanımız tarafından Yargı Reformu Stratejisi açıklandı ve tüm kamuoyu ile yargının gelecekteki yol haritasını paylaşmış olduk.

         Yargı Reformu Stratejisi çerçevesinde daha etkin, daha hızlı, adalete erişimin daha kolay olduğu bir sistemin parametrelerini ortaya koyduk. Amacımız herkese güven veren, hızlı işleyen, halkın memnuniyetini esas alan, insan odaklı bir sistem oluşturmaktır.

         Plana dayalı anlayışla günübirlik, birbirinden kopuk ve vizyonu olmayan yaklaşımları ortadan kaldırmak istiyoruz. Reform iradesi dönemsel planlamalar ve stratejik bir perspektifle ancak sağlanabilir.

         Sisteme ilişkin değişim taleplerini gerçekleştirmek, bu yönde bir irade ortaya koymak doğal olarak zaman almaktadır. Geldiğimiz noktada insan kaynağının verimli ve etkin kullanımına eş zamanlı olarak, reform iradesinin daha çok sistem odaklı olması yönünde çok ciddi bir çaba sarf ettik.

         Bu bakımdan, sadece bilirkişilik konusu değil, aynı zamanda yargı ve adalet sisteminin işleyişine etki edecek diğer önemli faktörlerin de yenilenmesi ve reforma tabi tutulmasını hedefliyoruz.

         Vatandaş memnuniyetini esas alan bir sistemin insan merkezli olacağında kuşkumuz yoktur. Bu nedenle adalet hizmetlerine güven ve memnuniyet oranının da artırılması gerekmektedir. Bu oranı üst seviyelere çıkaracak politikaları ortaya koymalı ve uygulamalıyız. İşte Yargı Reformu Stratejisi ile ortaya koyduğumuz hususlar bu eksende şekillendirilmiştir.

         Adalet alanında yapılan tüm çalışmalar ve reform niteliğindeki adımlar aslında iki odak noktaya yoğunlaşmıştır. Bunların ilki yargıya gelen işin azaltılmasıdır. Zira yargı organlarımız sürekli artan bir iş yükü ile karşı karşıyadır. İş yükündeki bu artışın zararı yine vatandaşımızadır. Bu nedenle iş yükünü azaltacak yasal tedbirlerin alınması önem arz etmektedir.

         Yoğunlaştığımız diğer bir nokta ise, yargıya intikal etmiş konuların hızlı, etkili ve adil bir şekilde neticelendirilmesidir.

         Hemen belirtmek istiyorum ki, Adalet Bakanlığımız bünyesinde reforma gidilecek alanlarla ilgili olarak bilirkişilik, avukatlık, noterlik, icra-iflas, alternatif çözüm yolları başta olmak üzere çeşitli alanlarla ilgili komisyonlar kurulmuştur.

         Bu komisyonlar Strateji doğrultusunda çalışmalarını tamamladığında hem yargının kendi iç işleyişi, hem de vatandaşlarımıza sunulan adalet hizmetleri büyük oranda yenilenmiş, etkinleşmiş, verimli bir hale gelmiş olacaktır.

         Bu Reform Stratejisi ile yargıda hesap verebilirliğin ve şeffaflığın artması yanında, vatandaşlarımızın adalete erişimini de kolaylaştıracağız. Avukatlık ve noterlik kanunlarında değişikliklere giderek bu mesleklerin ifasını kolaylaştırıp, vatandaş odaklı yenilikler getireceğiz.

         İcra ve İflasla Kanununu yenilemenin yanında sistemi de yenilemiş olacağız.

         İstinaf Mahkemelerinin hayata geçmesi için yapılan çalışmalar tamamlandı, son aşamaya geldik diyebiliriz.

         Hukuk uyuşmazlıklarında ise arabuluculuk sistemi ile ilgili son bir yılda ciddi çalışmalar yaptık. Artık vatandaşlarımız uyuşmazlıklarını dava yoluna gitmeden arabulucuya başvurarak çözme imkanına kavuştular. Bu kapsamda 2013 yılında ilk sertifikalı arabulucular göreve başlamıştır. Diğer yandan bazı uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk çözüm yolunun getirilmesi, yine arabuluculara başvuracakların belli şartlar dahilinde adli yardımdan yararlanmasına olanak veren düzenlemeleri önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

         Tahkim konusunda önemli bir adım attık. İstanbul Uluslararası Tahkim Merkezi kurulması için geçtiğimiz dönemde kanuni düzenleme yapılmıştır.

         Pek çok yenilik ve değişimin yanı sıra Yargı Reformu Stratejisi çerçevesinde bilirkişilik müessesesinin tamamen reforma tabi tutulmasını hedefliyoruz.

         Avrupa’da 100 bin kişi başına 252, hakim başına ise 23 bilirkişi ile Türkiye, bilirkişi sayısı ve oranı bakımından ilk sıradadır. Bu oranlara rağmen bilirkişilik sisteminin işleyişine ilişkin ciddi eleştiriler bulunmaktadır.

         Bu nedenle yeni kurumsal yapılanmaya gidilmesinde zorunluluk görüyoruz. Bu kurumsal yapılanma vasıtasıyla bilirkişilik kalite standartlarını oluşturarak daha etkin işleyen bir denetim sistemi kuracağız.

        

Kıymetli misafirlerimiz,

         Bildiğiniz gibi bilirkişilik kurumu yargılama sürecinde maddi vakıaların aydınlatılmasında asli ve vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Günümüzde yaşanan gelişmelerle birlikte artan ve çeşitlenerek karmaşık bir hal alan hukuki ihtilafların çözümünde bilirkişilik kritik bir rol taşımaktadır. Bu noktada ihtiyaç duyulan teknik bilginin sağlanması açısından yargı faaliyeti içindeki rolü ve önemi daha da artmaktadır.

Bu net gerçeğe ve bu tartışılmaz role rağmen genel kanaat uygulamada bu kurumun bütünüyle yozlaştığı yönündedir. Sisteme ve uygulamaya dönük tüm eleştirilere ilişkin derinlemesine bilgi sahibi olduğumuzu ifade etmek isterim.

Diğer yandan altı çizilmesi gereken bir sorun da, hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümü mümkün olan konularda bile bilirkişiye . Bu durum sadece bilirkişilik sistemiyle ilgili değil genel olarak yargı sistemimizle ilgili önemli bir sorundur.

Gereksiz yere alınan bilirkişi raporları nedeniyle yargılama sürelerinin uzadığı, maliyetlerin arttığı ve adalet beklentisi içinde olan kişilerin hak kayıplarına uğradığı yönündeki şikayetleri görmezden gelemeyiz.

Bilirkişilik kurumunun eksik ve aksayan yönlerinin tespiti ve bu sorunun çözüme kavuşturulması Anayasanın 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının tesisi bakımından kaçınılmaz bir hal almıştır.

Bu alanda ortaya çıkan sorunların çözüme kavuşturulması adına Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı olan IPA kapsamında bir eşleştirme projesi olan “Geliştirilmiş Bilirkişilik Sistemi Eşleştirme Projesi” 2013 yılı başından bugüne kadar Adalet Bakanlığı ile Avrupa Birliği arasında ve Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda eşleştirme ortağı Almanya ile birlikte yürütülmüştür.

Proje kapsamında İstanbul, Antalya, Manisa, Samsun ve Şanlıurfa adliyeleri pilot adliyeler olarak belirlenmiştir.

Projeyle,

  • Türk hukuk sisteminde bilirkişilik sisteminin iyileştirilmesi,
  • Bu kapsamda hukuki konularda bilirkişiye başvurulmasının önlenmesi,
  • Yargılama sürelerini uzatan gereksiz yere alınan bilirkişi rapor sayılarının azaltılması,
  • Bilirkişiler için objektif kriter ve standartların oluşturulması suretiyle bilirkişi kurumundan kaynaklanan yargısal sorunların çözümü,
  • Daha az maliyetle daha hızlı ve etkin bir yargılama faaliyetinin sağlanması hedeflenmiştir.

 

Proje kapsamında sıklıkla bilirkişiye başvurulan alanlardan sorunlu olanlar ve çözüm yollarının tespiti amacıyla hakimler, Cumhuriyet savcıları, avukatlar, akademisyenler ve bilirkişilerin katılımlarıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Erzurum'da bölgesel toplantılar ve sempozyumlar yapıldı.

Yapılan çalışmalar sonucunda, sonuç bildirgeleri oluşturulmuş ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Özellikle hakim ve Cumhuriyet savcıları, avukatlar, bilirkişiler ve temyiz mahkemelerinin görüş ve yaklaşımlarından kaynaklanan aksaklıklar tespit edilmiş ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Bilirkişilik sistemiyle ilgili olarak uygulamada karşılaşılan sorunlara kısaca bakmak gerekirse;

  • Özellikle yerel mahkeme uygulamalarında teknik konu-hukukî konu ayrımının bilinmemesi,
  • Bilirkişi seçiminde belli bir standardın bulunmaması,
  • Bilirkişilik konusunda bilgi ve farkındalık düzeyinin eksikliği,
  • Temyiz mahkemesi uygulamalarında usul hükümlerinin yanlış uygulanmasının bozma nedeni yapılmaması,
  • Bilirkişilik alanında kurumsal bir yapının bulunmaması,
  • Eğitim ve denetim eksikliği,
  • Avukatların da bu alanda bilgi ve farkındalık düzeylerinin eksikliği,

yargılama sürecine etkin bir katılım sağlamamaları ve bilirkişilik sorununu öncelikli bir sorun olarak görmemeleri öne çıkan hususlardır.

 

Yapılan sempozyumlar ve bölgesel ; bilirkişiliğin yargılama sürecinde üstlendiği rolün altı çizilmiş, görev sınırı ve dolayısıyla hangi konularda rapor hazırlayacağı gibi konular üzerinde durulmuştur. Bu katılımcılarda ciddi bir farkındalık oluştuğuna inanıyorum.

Uygulamada dava dosyasındaki eksiklikler tamamlanmadan dosyanın bilirkişiye gönderilmesi durumunda hem bilirkişiler eksikliklere dönük rapor hazırlıyorlar, hem de bu "ön rapor" uygulaması nedeniyle zaman ve emek kaybı doğmaktadır. Hızını artırmak, masrafını azaltmak için reformlar yaptığımız yargıya bir yük de buradan yüklenmektedir.

 

Bütün bu çalışmalardan sonra bilirkişilerin sertifikasyonu, eğitim ve denetimleri ile performans ölçümlerinin yapılması, bilirkişilere yönelik düzenleyici ve denetleyici kurallar belirlenerek bunların uygulanması amacıyla kamusal yetkilerle donatılmış bir idari üst kurulun oluşturulmasına ihtiyaç bulunduğu anlaşılmıştır.

Yargı Reformu Stratejimizde de bilirkişilik kurumunun gözden geçirilerek yeniden yapılandırılması bir hedef olarak yer almıştır.

Bu hedefe ulaşma noktasında, bilirkişi listesi veya sicilinin oluşturulması sırasında süreci yönetecek bir yapının tesisi, etkin bir denetim sisteminin oluşturulması, bilirkişi seçiminin mesleki yetkinliği sağlayacak kriterlere bağlanarak kalite standartlarının oluşturulması önemli bir strateji olarak benimsenmiştir.

Bilirkişilik kurumunun en iyi şekilde işlemesini sağlayacak gerekli kurumsal alt yapının oluşturulmasını temin edecek gerekli düzenlemeleri içeren bir kanun tasarısı hazırlanması amacıyla çalışmalarımızı son noktaya getirdik. Hazırlanan Bilirkişilik Kanun Tasarısı Taslağı, kamuoyu ile paylaşılarak ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerine sunulmuştur.

Bu tasarının yaşanan sorunların büyük inanıyorum.

Etkin işleyen bir sistem ile bilirkişilik hizmetlerinde temel ve alt uzmanlık alanlarını belirleyeceğiz. Bu uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri ve uyacakları rehber ilkeleri belirleyip hayata geçireceğiz.

Gerekli kural ve ilkeleri koymak üzere merkezde ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin yer aldığı bir Bilirkişilik Üst Kurulu ve uygulayıcı birim olarak da istinaf düzeyinde Bilirkişilik Bölge Kurulları teşekkülünü öngörüyoruz.

Yine tasarıda Bilirkişilik Üst Kurulunun sekretarya hizmetlerini yerine getirmek üzere Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bir Daire Başkanlığı kurulmaktadır.

Tasarının yeni yasama döneminde yasalaşmasını hedefliyoruz.

Ayrıca, Bakanlığımızın bilirkişilik ile ilgili yeni proje teklifinin AB yetkilileri tarafından kabul edildiğini, bu projenin IPA 2105 Bütçelemesi kapsamında değerlendirmeye alındığını memnuniyetle öğrenmiş bulunuyorum. Avrupa Birliği Komisyonuna bilirkişilik sorununun çözümünde bizlere olan desteklerini sürdürdükleri için teşekkürlerimi ifade etmek isterim.

 

Adalet sistemimizin kronik sorunlarından birisi olan bilirkişilik müessessinin yeniden yapılandırılması ve etkinleştirilmesi için bu projede görev alan tüm arkadaşlarımıza, ortaklarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Ayrıca yasa tasarısına katkı sunan başta akademisyenlerimiz olmak üzere, hukukçularımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.

Bütün bu çalışmalarla ülkemizin önemli bir sorununu daha çözüme kavuşturmuş olacağız.

Konuşmamın sonunda hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

 

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←