“Ceza İnfaz Kurumlarında Ruh Sağlığı ve Bağımlılık Hizmetlerinin İyileştirilmesi Projesi” Kapanış Konuşması A+ A-
25.06.2015

“Ceza İnfaz Kurumlarında Ruh Sağlığı ve Bağımlılık Hizmetlerinin İyileştirilmesi Projesi” Kapanış Konuşması

 

         Sayın AB Türkiye Delegasyonu Başkan Vekili,

         Saygıdeğer katılımcılar,

         Bakanlığımız ile Avrupa Birliği tarafından finanse edilen,  "Ceza İnfaz Kurumlarında Ruh Sağlığı ve Bağımlılık Hizmetlerinin İyileştirilmesi Projesi" kapanış toplantısına hoşgeldiniz.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

         Konuşmamın başında, geçen hafta menfur bir saldırı sonucunda hayatını kaybeden         Kandıra 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi Müdürü İsmet Aktürk'e rahmet, ailesine sabır diliyorum. Bu tür olaylar yargı mensuplarımızı da, ceza infaz kurumu personellerimizi de asla yıldırmayacak. Görevimizin gereğini hepimiz yapmaya ve yerine getirmeye devam edeceğiz.

 

         Saygıdeğer katılımcılar,

         Henüz bir hafta önce, ceza infaz sistemimize yönelik yine Avrupa Birliği desteğiyle yürütmüş olduğumuz başarılı bir projenin kapanışını sizlerle birlikte gerçekleştirdik. Bir başka önemli ve oldukça başarılı çıktılar elde edilen projemizi birlikte sonuçlandırmaktan duyduğum mutluluğu sizlerle paylaşmak isterim.

         Bu yoğun aktivite takvimi aslında bizlere, ülkemizde son yıllarda her alanda görülen hızlı değişim ve gelişimin, adalet sistemimizdeki yansımalarını tekrar hatırlatmaktadır. Başlatılan proje ve çalışmaların somut ve başarılı çıktılar sağlanarak, verimli bir şekilde tamamlanmakta olduğunu göstermektedir.

         Ülkemizde ceza adalet sistemi ve ceza infaz kurumlarımız konusunda son yıllarda yoğunlaşan çalışmalar, gerekli yasal düzenlemelerle eş zamanlı olarak, ceza infaz kurumlarının fiziksel şartlarının iyileştirilmesi ve kapasite artırımına yönelik yatırımlar ile çağdaş infaz uygulamalarının yaygınlaştırılmasını içeren geniş bir perspektifte sürdürülmektedir.

         İnfaz sisteminin etkinliğini belirleyen en önemli unsurlardan biri de ceza infaz kurumlarının fiziki alt yapısının yeterli olmasıdır. Bu alanda önemli adımlar atılmış, modern ve iyileştirme faaliyetlerine elverişli, güvenlik sorunu olmayan ceza infaz kurumları inşa edilmiştir. Bunun yanı sıra küçük ve uluslararası standartlara uymayan kurumlar kapatılmıştır.

         Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların yaşam standartlarının yükseltilmesi, artan ihtiyaçlar da dikkate alınarak eski tip infaz kurumlarının kapatılarak yerlerine çağdaş infaz koşullarına uygun kurumların açılması plânlanmaktadır. Yine bu kapsamda 2014-2019 yılları arasında toplam 143 küçük ve yetersiz ceza infaz kurumunun kapatılmasını planlıyoruz.

         Eğitimli, değişime açık, insan haklarına saygılı ve motive olmuş infaz personeli ceza infaz sisteminin başarısında önemli bir unsurdur. Önümüzdeki dönemde ceza infaz politikası açısından büyük önem taşıyan eğitim merkezlerinin teknik ve fiziki kapasitelerinin artırılmasını da planlamaktayız.

        

Değerli katılımcılar, kıymetli misafirlerimiz;

         Önceliğimizi hükümlü ve tutukluları dört duvar arasına kapatmak değil, onları rehabilite etmek, iyileştirmek ve hayata yeniden hazırlamak olarak görüyoruz. İyileştirmenin olmazsa olmaz iki unsuru psiko-sosyal servis ve eğitim servisidir.

         Bugün bu projenin psiko-sosyal servise yönelik olması da bu önemi göstermektedir. İnfaz Tüzüğünde kaleme alınmasına bizzat öncülük ettiğim psiko-sosyal servisler, infaz sisteminin ana eksenidir. 

Bakanlığımız stratejik plânında ısrarla ifade ettiğimiz gibi ceza ve infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara sağlanan psiko-sosyal destek ve sosyal yaşama yeniden uyum programlarının arttırılarak geliştirilmesi, önemli hedefimizdir. Herkesin kabul edeceği gibi doğru infaz yöntemi bireyselleştirilmiş infaz yöntemidir.

Yeni Yargı Reformu Stratejimiz çerçevesinde Bireyselleştirilmiş İnfaz Sistemi'ni yerleştirici ve geliştirici çalışmalar öngörmekteyiz. Bu sistem, her hükümlü için ayrı bir durum saptamasının yapılıp, cezaevinde yürütülecek iyileştirme sürecinin plânlandığı ve uygulandığı, hükümlüye özel programın yürütülmesi için gerekli iyileştirici ortamın oluşturulduğu, sürekli ölçme ve değerlendirme ile kendini denetleyen bir modeldir.

Hükümlünün kuruma kabulü, gözlem ve sınıflandırılması, kurum yaşamı, iyileştirme faaliyetleri, ailenin sürece katılımı, yönetimsel uygulamalar, salıverilme süreci Bireyselleştirilmiş İyileştirme Programına uygun yapılmaktadır.

Bugün 650'ye yakın psiko-sosyal servis çalışanıyla mahkumların ruhsal sorunları, alkol ve madde bağımlılığı ve suç motivasyonları ile ilgilenen kurumlarımız bu proje ile başarılı çıktılar elde etmiştir.

Ulaşılan sonuçların yola çıkarken belirlediğimiz hedeflerle aynı doğrultuda, hatta hedeflenen noktaların ilerisinde olması bizler için gurur vesilesidir.

Bir diğer gurur vesilesi olan konu da ülkemiz akademisyenlerinin ve kurumlarımızda görevli uzman personelin çok yoğun bir çalışma ile bize özgü sorunlara yine bizim sistemimize uygun bilimsel çözümler geliştirmiş olmasıdır. Bu alanda kazanılmış kurumsal bilgi ve deneyimin, akademik uzman desteğiyle neleri başarabileceğini göstermesi açısından bu sonuçları önemli bulduğumu da belirtmek istiyorum.

Saydığımız tüm bu başarılı çalışmalardaki temel amaç, ülkemizin her alanda daha iyi, daha çağdaş ve örnek teşkil edecek hizmetler üretme politikası ile Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde gösterilen kararlılık olmuştur.

Bugün burada kapanışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz  “Ceza İnfaz Kurumlarında Ruh Sağlığı ve Bağımlılık Hizmetlerinin İyileştirilmesi Projesi” de başarılı ve verimli bir işbirliğinin ürünü olarak, AB üyeliğine ilerleyen ülkemizin kendisine belirlediği hedeflere ulaşma yolunda önemli bir kilometre taşı olarak yerini almıştır.

Yeni Yargı Reformu Stratejimiz doğrultusunda daha gelişmiş ve insan odaklı bir ceza infaz sistemini yerleştirmiş olacağız.

Ceza infaz kurumlarındaki kadınlar, çocuklar, engelliler ve yaşlıların sorunlarının tespiti ile bunların çözümü için çalışmalar yapılması, çocuklar için ceza infazının sağlandığı infaz kurumları ve Bireyselleştirilmiş İnfaz Sisteminin yaygınlaştırılması, Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kanunu tasarısının hazırlanması ve yasalaşmasının sağlanması ile adliye ve ceza infaz kurumlarında dezavantajlı gruplara yönelik uygulamaların geliştirilmesi öncelikli alanlardır.

Önümüzdeki dönemde kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü kişilerin ıslah sürecine ve hükümlülerin topluma kazandırılmasına katkısı büyük önem arz etmektedir. Bu hedefe yönelik olarak belirtilen kişi ve kurumlarla işbirliği yapılması, seminer ve çalışma programları düzenlenerek uygulamaya yönelik sorunların geniş bir zeminde tartışılması ve işbirliği imkânlarını artıracağız.

Ceza infaz kurumlarında medya ve halkla ilişkiler önem taşımaktadır. Bu nedenle cezaevi çalışanlarının halkla ilişkiler konusunda eğitilmesi ve medya ile ilişkilerin daha da güçlü hâle getirilmesini planlıyoruz.

Hükümlü ve tutukluların meslek sahibi olmaları sosyal hayata yeniden katılmalarında hayati öneme sahiptir. Modern teknolojilere uygun yeni iş kolları açılarak hükümlü ve tutuklu çalışan sayısında artış sağlanması hedeflenmektedir. Bu sayede tahliye sonrası hükümlü ve tutukluların iş bulması veya iş kurması kolaylaştırılmış olacaktır. Bu kapsamda ayrıca iş yurtlarında hâlen çalışan hükümlü sayısının artırmak yeni dönemdeki hedeflerimiz arasındadır.

 

Saygıdeğer katılımcılar,

Konuşmamın sonunda, projenin hayata geçirilmesine olanak sağlayan Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonuna ve Merkezi Finans İhale Birimi Başkanlığına, projenin yürütülmesinde teknik destek sağlayan Proje Grup liderliğindeki konsorsiyuma, Prof. Dr. Kültegin ÖGEL liderliğindeki uzman ekibine ve projede görev alan tüm Bakanlığımız personeline teşekkürlerimi sunuyorum.

Başarılı ve verimli ortak çalışmalarımızın süreceğine olan inancımla hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←