KANIT İSTİYORLAR DOSYALARA BAKMIYORLAR A+ A-
03.02.2017

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat Valiliği’ni ziyaret etti. Bozdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:

AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ

‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ diye bir atasözümüz var. Türkiye olarak biz bu güne kadar gerek Almanya’dan gerekse diğer batılı ülkelerden pek çok suçlunun iadesini istedik. İadeleri de aramızdaki iade anlaşmaları çerçevesinde talep ettik. Bir hukuk var o hukuka uygun bir şekilde talep ettik. Almanya üzerinde baktığımızda Almanya bu güne kadar terör eylemlerine karışmış olan kişilerle ilgili bir iade gerçekleştirmedi. Hükümlü nakillerinde bir olumlu gelişme var ama yargılama süreçlerinde bir iade maalesef yapmadı. Aksine Almanya’nın Adalet Bakanı ve diğer bazı yetkilileri Türkiye aleyhine faaliyette bulunan teröristlerin iade edilmeyeceğine dair açıklamalar yaptı. Türkiye’de hapis cezası almış yargılaması süren bazı kişileri bildiğimiz gibi Almanya’nın sayın Cumhurbaşkanı sarayda ağırladı ve Almanya Adalet Bakanı da davet edip ona bir konuşma yaptırdı. Bütün bunlar gösteriyor ki Almanya Türkiye’nin iade taleplerine olumlu bakmamaktadır.

GÖNDERDİĞİMİZ KANITLARA BAKILMIYOR

Ayrıca PKK terör örgütü Almanya’da aleni faaliyette bulunmaktadır. Pek çok sivil toplum görünümü altında terör örgütünün kurdurduğu yapılar üzerinden Almanya’dan hem finansman temini yapılmakta hem terörist temini yapılmakta hem de  terör örgütünün çok etkin bir şekilde propagandası yapılmaktadır. Almanya’ya bunlar da defalarca geçmişte iletildi ancak bu konuda da olumlu bir gelişme olmadı. Şu anda pek çok Fetullahçı terör örgütü üyesi teröristlerin Almanya’da bulunduğunu biliyoruz. Zekeriya Öz orada, Celal Kara orada. Başka isimler orada ve son günlerde bazı darbeci FETÖcü askerlerin de oradan talepte bulundukları hepimiz tarafından malum. Ama bütün bunlara rağmen Almanya’dan olumlu bir gelişme yok. Herkes kanıt söylüyor. Bizim gönderdiğimiz kanıtların hiçbirine bakmıyorlar. Dosyalar var, dosyaların içerisine de bakmıyorlar. Kamuoyuna şunu söylüyorlar: Türkler bize kanıt vermiyor da, bize delil vermiyor da bize bilgi vermiyor da veya dosya vermiyor da biz ondan iade etmiyoruz gibi bir algı oluşturmaya çalışılıyor. Bu da gerçek bir algı değildir. PKKlılar veya diğerleriyle ilgili Türkiye’nin ilettiği dosyalar var. O dosyaların hiçbirisinde bu güne kadar alınmış olumlu bir gelişme yok.

HUKUKLA, YARGI BAĞIMSIZLIĞI İLE İZAH EDİLEMEZ

Buradan bir kez daha ifade etmek isterim, kim Türkiye’nin aleyhine çalışırsa, kim Türk milletine ve devletine ihanet ederse, kim Türkiye’ye zarar verirse onun himaye edildiğini görüyoruz. Bunun hukukla, yargı bağımsızlığıyla veya başka bir şey ile izahı görünmüyor. Can Dündar’ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda ağırladılar, Adalet Bakanı davet etti, konuşturdu. Ben şimdi buradan sizin aracılığınızla sormak isterim: Can Dündar insanlığın lehine, hayrına, yararına, ortak iyiliğine hangi işi yaptı da sayın Cumhurbaşkanı Almanya’da ağırladı ve orada Adalet Bakanı himaye ediyor? Türkiye’nin hayrına, yararına hangi işi yaptı? Bir örnek gösterilmesi lazım. Aksine Türk mahkemelerince yargılandı, cezaya çarptırıldı. Buna rağmen orada himaye görüyor. Bu gerçeklikler karşısında biz somut verilere bakacağız. Bundan sonra Almanya, başka ülkeler Türkiye’ye karşı suçluların iadesi konusunda aramızdaki uluslar arası sözleşmelere uygun hareket ettikleri sürece biz de aynı muameleyi yapacağız. Ama Türkiye’ye karşı suçluların iadesi konusunda gereken hassasiyet gösterilmediği takdir de Türkiye’de aynı ile mukabele etmeye devam edecektir. Mütekabiliyet ilkesi suçluların iadesinde de aynen uygulanacaktır.

İSLAM İLE TERÖR YANYANA GELMEZ

Norveç’te Breivik isimli bir kişi 70 civarında genci kurşuna dizdi ve onların ölümüne neden oldu. Bu da Hristiyan asıllı bir isim. Biz Türkiye olarak, Türkler olarak Hristiyan terörist demedik. Bildiğiniz gibi Almanya’da soydaşlarımızı, vatandaşlarımızı yaktılar ve orada biz bunu yapan Hritiyandır, Hristiyan terörist demedik.Bireysel suç dedik, aşırı uçların işlediği suçlar dedi. Bu cinayetleri, bu terör eylemlerini Hristiyanlık dinine hamletmedik. Şu anda Avrupa’da bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığımız açıklamalarda bulundu takip etmişsinizdir 356 civarında cami, mescit yakıldı, kundaklandı, terör eylemlerine muhatap kılındı, bunları yapanlar genelde Hristiyanlık dinine mensup olanlar. Ama hiçbir Türk hükümet yetkilisi veya hiçbirimiz ‘Bunlar Hristiyan teröristtir’ demedik. Çünkü dinlerin hiçbirisi  terörü emretmez, teröre destek vermez. Biz buna inanıyor ve böyle biliyoruz. İslam da terörü emretmeyen bir din. Bir insanın ölümünü bütün insanların ölümü gibi kabul eden, terörü, şiddeti, öldürmeyi ret eden bir din. Maalesef İslam düşmanlığından veya İslam’ı bilmemekten, İslam’a dair yanlış bilgilere sahip olmaktan kaynaklı bir olumsuz yaklaşım söz konusudur. Kim ki İslam ile terörü yan yana getiriyorsa İslam’a ve Müslümanlara en büyük iftirayı yapmaktadır. Bu gün İslam’ın ismini kullanarak DEAŞ terör örgütü olsun, El Kaide terör örgütü olsun terör estirenlerin ilham kaynağı Kuran ve sünnet değildir. Onlar tamamen şeytandan ilham alıyorlar, ondan yapıyorlar. Çünkü Kuran da sünnet de bunların yaptığı şeyleri tasnip etmez, o nedenle bazı terör örgütlerinin yaptıklarını dine ve o dinin mensuplarına mal etmek çok büyük bir haksızlıktır, büyük bir iftiradır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu iftiranın dillendirilmesine zaten itiraz etmiştir. Bütün Müslümanlar da bu iftirayı ret eder, kabul etmezler. Ben de bir kez daha bu kavramları kullanırken daha hassas olmamız gerektiğini vurgulamak isterim.

REFERANDUM İÇİN 9 VEYA 16 NİSAN YAKIN TARİHLER

Referandum Cumhurbaşkanımızın Anayasa Değişiklik Teklifi’ni referanduma götürme kararı veren onayının resmi gazetede yayınlanmasını takip eden 60. Günden sonraki ilk Pazar günü yapılacaktır. Dün itibariyle Anayasa değişiklik teklifi Cumhurbaşkanlığı makamına sunuldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın incelemesi söz konusu, 15 günlük süre var, bu süreyi doldurur mu, doldurmaz mı, ne kadar süre içinde karar verir, bunu bilme imkanımız yok. Takvim 3 aşağı 5 yukarı görünen bir takvimdir. Önümüzdeki 9 ya da 16 Nisan tarihleri yakın tarihler olarak görülmektedir. Ancak nihai şekli Sayın Cumhurbaşkanının onayına göre belirlenecektir.

KARARI HALK VERECEK

CHP Anayasa Mahkemesi’ne gideceklerini açıkladı. Hem Genel Başkanları hem de parti adına konuşanlar açıkladı. Her zamanki yanlışını tekrar edeceğini ifade etmektedir bu. Bu güne kadar halka giden her meseleyi, CHP halka gitmesin diye engellemeye çalışmıştır. Hatırlarsanız, 2010 Anayasa değişikliği ile ilgili teklif de CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. Daha başka pek çok şey de Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. ‘Aman millete konu gitmesin’ diye. Hatırlarsanız daha önce de sayın Cumhurbaşkanın halk tarafından seçimine ilişkin değişiklik o zaman parlamento yapmıştı, o zaman da CHP zihniyetine sahip sayın Cumhurbaşkanı o zaman da 367’nin üzerinde kabul oyu almasına rağmen o da halka götürdü konuyu ve halk bunun kararını verdi. Şu anda CHP yapması gereken şey Anayasa Mahkemesi’ne gitmemektir, doğru olan budur. Ortada henüz yapılmış bir Anayasa değişikliği yoktur. Anayasa değişikliğini yapma kararı almış ve bu kararın doğruluğunu bir de millete soralım diyen bir parlamento kararı vardır. Anayasa deşikliği ne zaman olacak halk oylaması sonucu milletin kabulü üzerine olacaktır. Millete giden bir değişikliği Anayasa Mahkemesi’ne götürmenin bir anlamı var mı? Yoktur. Ama maalesef götürüyor. Biz diyoruz ki: Milletten korkmayın, milleten kaçmayın, Anayasa değişikliğinin millete gitmesini engellemek için uğraşmayın. Milletten korkmanın, milletten kaçmanın demokraside izah edilecek bir yönü yoktur. Eğer halka inanıyorsanız ki adınız halk partisi inanmanız lazım, altı oktan biri de halkçılık o zaman halka güvenmeniz gerekir ve halka gidin derdinizi anlatın, kararı halk verecektir. Ben CHP’nin halktan bu kadar korkmasını, kaçmasını ve meselelerin halkın hakemliğine götürülmesinden rahatsız olmasını gerçekten anlamıyorum. Bırakalım halk karar versin, halk ne diyorsa biz ona uyacağız.

MİLLETİMİZ SANDIKTA EN BÜYÜK CEVABI VERECEK

Halkımız Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ‘Evet’ diyecekse bundan niye gocunuyorsunuz, niye çekiniyorsunuz? Bu millet neyin hayrına, neyin menfaatine, neyin zararına olduğunu hepimizden çok iyi bilecek basirete birikime sahiptir. Bunu hepimiz görüyoruz. Şunu da ifade etmek de fayda var CHP’nin bazı temsilcileri ve CHP’nin zihniyetinde olan bazı gazeteciler ve başka çevreler şimdiden itibaren Türk halkına hakaret etmeye başlamışlar. Bunlar kendilerine çok akıllı zannediyorlar, çok bilgili zannediyorlar. Onların cehaletleri bildiklerinden çok daha fazla. Türk milleti onların hepsinden daha akıllı ve basiretli. Ben daha iyi gelecek gördüğüne yürekten inanıyorum. Oturmuşlar, orada burada kendilerini bir yerde, milleti ayrı yerde görüyorlar, hakaretin bin bir türünü yapıyorlar. O hareketlere de milletimiz sandıkta eminim ki en büyük cevabı verecektir. Bundan şüphemiz yoktur.

YOZGAT’TA YATIRIMLAR İNCELENDİ

İlimizde özel idare eksenli yapılan yatırımların bir tomografisini çekeceğiz. Milletvekili arkadaşlarımız onlarda olacaklar. İlimizde bu yatırımları yapan birimler, bunların temsilcileri ve bu yatırımları takip eden il genel meclisi üyelerimiz dahil geniş kapsamlı bir toplantı yapacağız. Neler yaptık, ne kadar yaptık, neleri başardık ve neleri başaramadık? Önümüzde yıllar içinde il ve ilçelerimize, belde ve köylerimize neler yapabileceğiz. Bunu değerlendireceğiz, istişare edeceğiz aksayan ve iyi yönlerimizi de göreceğiz. Yeni bir rotayı Yozgat’ımız için belirleyeceğiz ve önümüzdeki yıllarda da rota üzerinde devam edeceğiz. Yarın İl Danışma Meclisi toplantımız olacak hem Yozgat’ı hem Türkiye’yi konuşarak kendi içimizde değerlendirme fırsatı bulacağız. Yozgat’ın diğer konularını da Valimizle, Belediye Başkanımız, İl başkanımız ve bürokratlarımızla birlikte değerlendirme imkanımız olacak.

   

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←