BOZDAĞ`DAN ALMANYA`YA SERT TEPKİ A+ A-
02.03.2017

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Almanya'nın Gaggenau kentinde vatandaşlara hitap edeceği toplantısının iptal edilmesi ile ilgili açıklama yaptı. Açıklamadan bazı bölümler şu şekilde 

Bugün akşam saat 19.00’da Almanya Baden-Württemberg eyaletindeki Gaggenau şehrinde yaşayan ve o çevrede bulunan Türk toplumuyla bir araya gelecektik ve Türk toplumuna hitap etme imkanım olacaktı. Müracaatlar yapıldı, gerekli izinler tamamen alındı ancak toplantıya saatler kala belediye aldığı bir kararla otopark yetersizliğini de gerekçe göstermek suretiyle toplantının yapılmasını iptal etti. Tabi oradaki vatandaşlarımız başka yerde toplantı yapabilir miyiz diye bir çalışma yaptılar ancak buldukları başka yerde de bu sefer polis oralarda toplantı yapılması konusunda engeller çıkardı. Maalesef bu gün izinleri alınmış, her türlü çalışması yapılmış bir buluşmayı yapma fırsatı bulamadık.

TOPLANTIYA TAHAMMÜL ETMEMESİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL

Buradan özellikle ifade etmek isterim ki her defasında insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü, ifade hürriyeti üzerine konuşmalar yapan ve kendileri dışında herkesi bu konudaki eksiklikleriyle suçlayan ve bunu eleştiri haline getiren Alman makamlarının Türk toplumunun bir toplantı yapmasına tahammül etmemesi kabul edilebilir bir şey değildir. Yani toplantı hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin teminat altına aldığı bir hak ifade hürriyeti bunun kapsamında son derece önemli bir hak, hem AB’nin, hem  Avrupa Konseyi’nin hem de demokratik hukuk devletlerinin vazgeçilmez özelliklerinden biri. İnsanlar bir araya geliyor izin vermiyorsunuz, orada kendilerini ifade etmek istiyor, izin vermiyorsunuz, istedikleri bir konuşmacıyı getirip onu dinlemek istiyor ona da izin vermiyorsunuz. Bunun adına da demokrasi diyorsunuz, biz de ifade hürriyeti var diyorsunuz. Böyle bir takdim yapılıyor.

HUKUK DEVLETİNE YAKIŞAN BİRŞEY HİÇ DEĞİL

Kusura bakılmasın çok net bir şekilde söylüyorum, bu demokrasiyle ifade hürriyeti ile izah edilebilir bir şey değil, hukuk devletine yakışan bir şey hiç değil. Yani bir bakanın kendisini ifade etmesine izin vermeyen bir demokrasi olabilir mi? Bir toplumun toplantı yapmasına izin vermeyen o toplantıda görüşme yapmasına izin vermeyen bir demokrasi olabilir mi? Maalesef bu gün bunu yaşadık ve gördük. Daha önce de bunun örneklerini gördük.

TERÖRİSTLER İÇİN HERŞEY SERBEST

Hatırlarsanız, sayın Cumhurbaşkanı video konferans yoluyla Almanya’daki Türk toplumuna hitap edecekti ve buna izin verilmedi. Ama terörist başı Murat Karayılan’ın Kandil’den video konferans yoluyla Almanya’daki taraftarlarına ifade edebilme imkanı tanıdı. Yani teröristler kendini ifade edebiliyor, onlar için toplantı, gösteri hakkı var, kendini ifade etme hakkı var, ama demokratik bir ülkenin bakanı bir toplantıda görüşlerini açıklamasına imkan ve izin verilmiyor. Bu ne biçim bir demokrasidir ki teröristler için her şey serbest, her türlü özgürlük var, her türlü himaye var, her türlü destek var.

BUNUN ADI DEMOKRASİ DEĞİLDİR

 Ama meşru hükümetler için sadece görüşünü söylemek isteyenler için büyük engeller çıkartılıyor ve bunlara izin verilmiyor. Bunun adı demokrasi değildir. Bunun adı hukuk devletinin gereklerini yapmak değildir, bu demokrasiyi içselleştirmemiş olmanın somut bir göstergesidir. Sadece kendilerine göre bir demokrasi, hukuk, ifade hürriyeti, insan hakları anlayışı ortaya konuyor. İnsan hakları, demokrasi, hukuk bunlar ülkeden ülkeye değişmez, bunlar evrensel kurallardır dünyanın her yerinde bu geçerlidir.

TÜRK YARGISI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ BİR YARGIDIR

Türkiye’de yargıyla ilgili bir şey olduğu zaman herkes hükümete baskı yapıyor, Türkiye’nin yargısına baskı yapıyor. ‘Aman yargı böyle yapmasın, şöyle yapmasın’ diye akıl veriyorlar. Ama kendi ülkelerinde yargıyla ilgili bir şey olduğunda Türk hükümeti bu konuda talepte bulunduğunda, teröristlerin iadesini istediğinde, suçluların iadesini istediğinde orada bizim yargımız bağımsız, bizim yargımız tarafsız, Türk yargısı karar verdiği zaman herkes beraber hücum ediyor. ‘Türk yargısı Avrupa’daki yargı gibi bağımsız ve tarafsız bir yargıdır. Almanya yargısı gibi bağımsız ve tarafsız bir yargıdır.  Türk yargısının verdiği kararları siyasi kararlar gibi takdim edip, Türk yargısını ve Türk hukukunu aşağılayan yaklaşımlar içerisinde, öte yandan da baktığınızda yargıyı burada siyasetin içine her şeyine bulaştıran bir yaklaşımı da biz maalesef görüyoruz. Bundan da çok büyük rahatsızlık duyduğumuzu buradan ifade etmek isterim.

GELSİNLER TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRATİK ORTAMI GÖRSÜNLER

Türkiye bir hukuk devletidir, demokrasisi güçlüdür, insan haklarına saygı esastır, ifade hürriyeti tamdır. Bugün Türkiye’de herkes kendisini ifade etmek için istediği toplantıyı yapabilir, Almanya’dan kim toplantı yapmak istiyorsa gösteri yapmak istiyorsa Türkiye’nin neresinde açıklama yapmak istiyorsa, Türkiye’nin bütün belediyeleri, bütün salonları onlara açıktır gelsinler istedikleri toplantıyı Türkiye’de pekala yapsınlar. Türkiye’deki demokratik ortamı görsünler. Ama baktığımızda burada demokrasi, insan hakları, Avrupa İnsan hakları sözleşmesiyle bağdaşmayan bir yaklaşımla karşı karşıyayız.

ANTİDEMOKRATİK YAKLAŞIMLARI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL

Sayın Nihat Zeybekçi’nin de programının iptal edildiğini duydum. Bu antidemokratik yaklaşımları kabul etmemiz mümkün değildir. Bunların olmaması lazımdır. Demokratik ülkeler bunlara izin vermez. İfade hürriyeti, toplantı hürriyeti, tüm demokrasilerde teminat altındadır ve bu teminatı koruyucusu da bizzat devletin kendisidir, devletin organlarıdır.

TERÖRİSTLER SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA SONUNA KADAR KAPILAR AÇILIYOR

Ama maalesef baktığınızda bu haklar burada yok sayılıyor. Daha doğrusu Türkiye söz konusu olduğunda yok sayılıyor. Ama Türkiye aleyhine çalışan terör örgütleri söz konusu olduğu zaman sonuna kadar kapılar açılıyor. Bu doğru bir yaklaşım değil. Büyük bir çifte standarttır. Demokrasi ve insan haklarıyla bunun izahı mümkün değildir.

ALMAN ADALET BAKANI RANDEVUSUNU İPTAL ETTİM

Bugün Baden-Württemberg eyaletindeki Gaggenau şehrine gitmiş olsaydık Alman Adalet Bakanının talebi üzerine bir görüşme olacaktı. Randevulaştık. Bazı konuları birlikte ele alma imkanımız olacaktı. Ancak, Gaggenau da yapılacağımız toplantı iptal edilince ben de adalet bakanıyla olan bu randevuyu iptal ettim. Bu toplantı olmayacak. Buradan Türkiye’ye döneceğiz.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←