BM SURİYE’DE ÖLÜ SAYICILIĞI YAPIYOR A+ A-
15.12.2016

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anadolu Ajansı'na Halep’te yaşanan katliam ve zulümle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Bozdağ’ın AA'ya yaptığı açıklamaları şu şekilde:

BM SURİYE’DE ÖLÜ SAYICILIĞI YAPIYOR

Uluslararası toplum maalesef Halep’teki akan kanı gözyaşını seyrediyor. Halep’teki katliam ve zulmü engelleme imkanı olup da engellemeyen veya Halep’teki katliam ve zulmü bir zafer gibi gösterenler ve bunun karşısında bu güne kadar hiç bir şey yapmayanlar, bu katliam ve zulmün ortağıdırlar. İnsanlığın utanç sayfalarında bunları yaptığı yer alacaktır. Birleşmiş Milletler şu anda Suriye’de ölü sayıcılığı yapıyor. Ne kanı durdurmak, ne gözyaşını durdurmak, ne zulme katliama son vermek için yaptığı bir şey var. Bu fevkalade büyük bir yanlışlık.

DÜNYA ÜZERİNE DÜŞENİN YÜZDE 1’İNİ YAPMIYOR

Bu kadar büyük bir katliam ve zulüm yaşanıyor bunun karşısında bütün dünya üzerine düşeninin yüzde 1’ini dahi yapmıyor yapamıyor. Burada başka ülkeler de var. Bütün bunlara baktığımızda insanlığımızdan utanır hale geldik. Türkiye Devleti, Türk Hükümeti bu katliam ve zulüm karşısında mazlumların yanında yer aldı. Katliamı ve zulmü durdurmak için üzerine düşenin fazlasını yaptı ve katliam zulümden kaçanlara kucak açtı. Onların hayata tutunmaları için Türkiye büyük fedakarlıklar yaptı. Milyonlarca Suriyeli bugün hayatta, yaşıyorsa Türkiye sayesindedir. Türkiye bütün imkan ve kabiliyetleriyle zulümden ve katliamdan kaçan insanlara sahip çıktı. Büyük devlet ve millet olmanın gereğini yaptık.

TÜRKİYE İNSANLIĞIN ONURUNU KURTARDI

Milletimizin, devletimizin asaleti neyi gerektiriyorsa ona göre hareket ettik, esasında Türkiye bu hareketiyle insanlığında onurunu kurtarmıştır. Çünkü Halep’te sadece kadınlar, çocuklar, masumlar ölmüyor, esasında insanlık öldürülmüştür. İnsanlığın öldürülmesi karşısında insan diye gezenlerin, büyük güçlerin sessiz kalması akıl alır bir şey değildir. Türkiye bu anlamda sesini yükselterek, bu katliama-zulme ‘Dur’ diyerek, üzerine düşeni yaparak insanlığın da onurunu kurtarmıştır. Dünyada bir yandan utanılacak işlerin altına imza atanlar varken öte yanda insanların övüneceği işlerin altına imza atan iyiler de vardır mesajını bütün dünyaya vermiştir. İnşallah Halep’teki bu katliam ve zulüm daha fazla sürmez.

SURİYE’DE BARIŞ VE HUZUR EGEMEN OLMALI

Artık Suriye barışın huzurun egemen olduğu bir alana dönüşmelidir. Bütün dilek ve temennimiz budur. Bildiğiniz gibi Türkiye’nin girişimleri bu konuda katliamın zulmün durması konusunda bir netice verdi. Ateşkes oldu, insani koridor oluşturuldu ama maalesef yeniden bu bozuldu. Bugün de tekrar konvoya saldırı oldu. Ben şunu anlamakta zorlanıyorum, insan olan, vicdan taşıyan birisi konvoyda giden, kadın-çocuk-masum-yaralı insanlara kurşun sıkmakla nasıl kendini rahat hissedebilir, kafasını yastığa koyduğunda vicdansızlık ve alçaklıktan dolayı hiçbir rahatsızlık duymuyor. Öyle görünüyor ki o alçaklık ve vicdansızlıktan dolayı kimse rahatsızlık duymuyor. İslamı da kullanıyorlar, bazıları bunu cihat gibi takdim etmeye çalışıyor. Böyle cihat mı olur. İslam’ın, Kuran-ı Kerim’im neresinde, Peygamberimizin hangi yaptığı işte böylesi bir katliama cevaz veren bir şey var. Böylesi bir şeye cihat denir mi?

OLUP BİTENLERE ‘ZAFER’ DİYENLERDEN İĞRENİYORUM

Türkiye'de bazıları Suriye'de olup bitenlere zafer deyip sevinebiliyorlar. Onlardan da haberlerde, sosyal medyada gördükçe iğreniyorum. Suriye’de 300 binden fazla insan öldürülmüş, 10 milyondan fazla insan yerinden yurdundan edilmiş, göçer duruma gelmiş bir memleket yer ile yeksan olmuş, her taraf yıkılmış, dağılmış, bitmiş. Kalkıyor bu karşısında ölümleri yapan, yıkımları yapana bir yerde başarı elde etmesini zafer olarak görüyor ve buna seviniyor. Ben Suriye’de yapılan zulümlere katliamlara sevinen kişilerin insanlığından şüphe ediyorum. Buna sevinenler insan olamazlar. Bunlar vicdansızlardır. Esat’ın elinde nasıl kan varsa, bunların da dilinde aynı kan vardır. Silahın tetiğine dokunmasalar bile katliamların vicdani ortaklarıdır. Onları da şiddetle kınıyorum. Türkiye'nin içinde aydın, siyasetçi geçinen zavallılara bakıyorum, bir metre önünü görmeyen bu insanlara ne imkanlar vermişiz, ama zulüm baki olmayacaktır. Eninde sonunda mazlumlar galip gelecektir, hak yerini bulacaktır. Suriye’deki bu haksızlıkları yapanlar da bunun karşılığını mutlaka görecektir diye düşünüyorum.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←