BAKAN GÜL, ÇALIŞMA HAYATI TOPLANTISINA KATILDI A+ A-
21.02.2020

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül arabulucuların önüne giden 802 bin 36 dosyadan 493 bin 798’inde anlaşma sağlandığını belirterek, “Başarı oranı yüzde 63. Yani 878 iş mahkemesinin bir yılda bakacağı dava, arabuluculuk mekanizmasıyla birkaç haftada çözüldü.” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen Çalışma Hayatı Buluşmaları 1 - Hukuki Uygulamaların Analizi toplantısına katıldı. Adalet Bakanı Gül, toplantıda yaptığı konuşmada, arabuluculuk sistemine değindi. Bakan Gül sistemin 2018’den itibaren zorunlu olarak uygulandığını hatırlattı. Arabuluculuk sistemine dair veriler paylaşan Gül, “Arabulucuların önüne giden 802 bin 36 dosyadan 493 bin 798’inde anlaşma sağlandı. Başarı oranı yüzde 63. Yani 878 iş mahkemesinin bir yılda bakacağı dava, arabuluculuk mekanizmasıyla birkaç haftada çözüldü. İşçi alnının teri kurumadan alacağını aldı, işveren de anlaştı işine, gücüne baktı, o meselesini hallederek yoluna devam etti.” ifadelerini kullandı. 

Ticari davalarda 2019 Ocak itibarıyla arabuluculuk hizmetinin başladığını hatırlatan Bakan Gül, bu alanda da 173 bin 297 dosyadan 95 bin 574’ünün anlaşma ile sonuçlandığını, başarı oranının da yüzde 50 olduğunu ifade etti. Gül, bu sistemin, doğrudan çalışma hayatını ilgilendirdiğini, ihtilafların uzlaşmayla çözülmesinin hem işçi hem işveren için çok önemli olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, elektronik tebligatın da çalışma hayatında yargılamaya önemli katkı sağladığını anlatarak, "Bir yıl içerisinde elektronik tebligat ile 20 milyon 621 bin 253 tebligat gönderildi. Elektronik tebligat şahıslar için isteğe bağlıdır. Buradan çağrıda bulunuyorum, yargılamanın hızlanması ve yargılama sürecinde vatandaşlarımızın bilgi sahibi olması adına önemli bir müessese, buradan da faydalanmanın önemli olacağına inanıyorum." şeklinde konuştu.

HUKUKİ GÜVENCE OLMAZSA YATIRIM EKSİK KALIR

Bakan Gül konuşmasında, demokratikleşme ve geliştirilebilir bir adalet sisteminin insanlık için çok önemli olduğuna değinerek, bu durumun ekonomik kalkınmanın da olmazsa olmazı olduğunu söyledi. Bakan Gül, "O yüzden üreten, insanımıza iş ve istihdam oluşturan bir ekonominin vazgeçilmez temel unsuru, hukukun öngörülebilir olmasıdır. Ekonomik refahın tabana yayılması, tam anlamıyla sağlanması, hukuk ve ekonomi alanında birbirini tamamlayan iki önemli çalışmalardır. Dünyada bir devlet, sıfır vergi sağlasa, her türlü vergiden muafiyet sağlasa, her türlü mali hususu tahakkuk etse ancak hukuki güvenceyi tahakkuk etmese o ülkede yatırım eksik kalır. Dolayısıyla bu hususlarda hem işveren hem işçi nezdinde ne gibi sorunlar var, bunların masaya yatırılabiliyor olması, pratikteki, uygulamadaki taraflarla birlikte konuşulabiliyor olunmasını çok değerli ve anlamlı buluyoruz." ifadelerini kullandı.

Hakimlerin kendi alanında ihtisas yapması ve mesleki tecrübelerini artırma konusunun temel yaklaşımları olduğuna dikkati çeken Gül, "Mesleğe başladığında hakimlerin hukuk ve ceza hakimi olarak belirlenmesi ve meslek hayatı boyunca bu ihtisas alanında hizmet vermesi, önemli bir hedefimizdir. Yani bir asliye ceza hakimiyken yıllar sonrasında iş hakimi yapmak ya da iş hakimiyken asliye ceza hakimi, ticaret hakimi yapmak, bu konularla ilgili adaptasyonla birtakım sorunları ortaya çıkartıyor. Bizim hedefimiz, bir yargı mensubunun başta ceza ya da hukuk alanı belirlemesi ve o alanda ihtisasla meslek hayatını sürdürmesidir." diye konuştu.

HİZMET İÇİ EĞİTİMLER, HİZMET ÖNCESİ EĞİTİMLER ÇOK ÖNEMLİ

Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yakın zamanda kanunlaşmasını beklediğimiz konulardan birisi olarak da ticari davalardan kaynaklanan bazı davalar gibi ticareti ve çalışma hayatını ilgilendiren bazı konuların il merkezlerindeki ihtisas mahkemelerinde görülmesi, bir hedef olarak karşımızda. Tabii tüm bunları yaparken vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştırma amacımızdır. Bu çerçevede özellikle hizmet içi eğitimler, hizmet öncesi eğitimler çok önemli. 

Bir diğer önemli konu, hakim-savcı yardımcılığı sistemini de yine özellikle ihtisas konularında vatandaşlarımıza hizmet veren hakim ve savcıların, yargı mensuplarının tecrübe edindikten sonra yargısal faaliyetlerde katılması da önemli bir hedefimizdir."

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül arabulucuların önüne giden 802 bin 36 dosyadan 493 bin 798’inde anlaşma sağlandığını belirterek, “Başarı oranı yüzde 63. Yani 878 iş mahkemesinin bir yılda bakacağı dava, arabuluculuk mekanizmasıyla birkaç haftada çözüldü.” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen Çalışma Hayatı Buluşmaları 1 - Hukuki Uygulamaların Analizi toplantısına katıldı. Adalet Bakanı Gül, toplantıda yaptığı konuşmada, arabuluculuk sistemine değindi. Bakan Gül sistemin 2018’den itibaren zorunlu olarak uygulandığını hatırlattı. Arabuluculuk sistemine dair veriler paylaşan Gül, “Arabulucuların önüne giden 802 bin 36 dosyadan 493 bin 798’inde anlaşma sağlandı. Başarı oranı yüzde 63. Yani 878 iş mahkemesinin bir yılda bakacağı dava, arabuluculuk mekanizmasıyla birkaç haftada çözüldü. İşçi alnının teri kurumadan alacağını aldı, işveren de anlaştı işine, gücüne baktı, o meselesini hallederek yoluna devam etti.” ifadelerini kullandı. 

Ticari davalarda 2019 Ocak itibarıyla arabuluculuk hizmetinin başladığını hatırlatan Bakan Gül, bu alanda da 173 bin 297 dosyadan 95 bin 574’ünün anlaşma ile sonuçlandığını, başarı oranının da yüzde 50 olduğunu ifade etti. Gül, bu sistemin, doğrudan çalışma hayatını ilgilendirdiğini, ihtilafların uzlaşmayla çözülmesinin hem işçi hem işveren için çok önemli olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, elektronik tebligatın da çalışma hayatında yargılamaya önemli katkı sağladığını anlatarak, "Bir yıl içerisinde elektronik tebligat ile 20 milyon 621 bin 253 tebligat gönderildi. Elektronik tebligat şahıslar için isteğe bağlıdır. Buradan çağrıda bulunuyorum, yargılamanın hızlanması ve yargılama sürecinde vatandaşlarımızın bilgi sahibi olması adına önemli bir müessese, buradan da faydalanmanın önemli olacağına inanıyorum." şeklinde konuştu.

HUKUKİ GÜVENCE OLMAZSA YATIRIM EKSİK KALIR

Bakan Gül konuşmasında, demokratikleşme ve geliştirilebilir bir adalet sisteminin insanlık için çok önemli olduğuna değinerek, bu durumun ekonomik kalkınmanın da olmazsa olmazı olduğunu söyledi. Bakan Gül, "O yüzden üreten, insanımıza iş ve istihdam oluşturan bir ekonominin vazgeçilmez temel unsuru, hukukun öngörülebilir olmasıdır. Ekonomik refahın tabana yayılması, tam anlamıyla sağlanması, hukuk ve ekonomi alanında birbirini tamamlayan iki önemli çalışmalardır. Dünyada bir devlet, sıfır vergi sağlasa, her türlü vergiden muafiyet sağlasa, her türlü mali hususu tahakkuk etse ancak hukuki güvenceyi tahakkuk etmese o ülkede yatırım eksik kalır. Dolayısıyla bu hususlarda hem işveren hem işçi nezdinde ne gibi sorunlar var, bunların masaya yatırılabiliyor olması, pratikteki, uygulamadaki taraflarla birlikte konuşulabiliyor olunmasını çok değerli ve anlamlı buluyoruz." ifadelerini kullandı.

Hakimlerin kendi alanında ihtisas yapması ve mesleki tecrübelerini artırma konusunun temel yaklaşımları olduğuna dikkati çeken Gül, "Mesleğe başladığında hakimlerin hukuk ve ceza hakimi olarak belirlenmesi ve meslek hayatı boyunca bu ihtisas alanında hizmet vermesi, önemli bir hedefimizdir. Yani bir asliye ceza hakimiyken yıllar sonrasında iş hakimi yapmak ya da iş hakimiyken asliye ceza hakimi, ticaret hakimi yapmak, bu konularla ilgili adaptasyonla birtakım sorunları ortaya çıkartıyor. Bizim hedefimiz, bir yargı mensubunun başta ceza ya da hukuk alanı belirlemesi ve o alanda ihtisasla meslek hayatını sürdürmesidir." diye konuştu.

HİZMET İÇİ EĞİTİMLER, HİZMET ÖNCESİ EĞİTİMLER ÇOK ÖNEMLİ

Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yakın zamanda kanunlaşmasını beklediğimiz konulardan birisi olarak da ticari davalardan kaynaklanan bazı davalar gibi ticareti ve çalışma hayatını ilgilendiren bazı konuların il merkezlerindeki ihtisas mahkemelerinde görülmesi, bir hedef olarak karşımızda. Tabii tüm bunları yaparken vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştırma amacımızdır. Bu çerçevede özellikle hizmet içi eğitimler, hizmet öncesi eğitimler çok önemli. 

Bir diğer önemli konu, hakim-savcı yardımcılığı sistemini de yine özellikle ihtisas konularında vatandaşlarımıza hizmet veren hakim ve savcıların, yargı mensuplarının tecrübe edindikten sonra yargısal faaliyetlerde katılması da önemli bir hedefimizdir."

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←