BAKAN GÜL: 1926’DAN GÜNÜMÜZE MİRASÇILIK BELGESİ E-DEVLETTEN ALINABİLECEK A+ A-
10.03.2018

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yakın zamanda 1990'dan sonraki mirasçılık belgeleri verilmeye başlandı. 1926'dan bu yana kadar bütün mirasçılık belgelerini e-devlet üzerinden vatandaşlarımızın görebileceği, vasiyetnamelerin görüleceği bir hizmeti de sunmak için bakanlık ilgili birimlerimiz yoğun şekilde çalışıyor” dedi.

Abdulhamit Gül, Konya’da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Adalet Bakanlığının mirasçılık belgesinin e-devlet üzerinden verilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgiler veren Gül, şunları kaydetti: “E-devlet bünyesinde mirasçılık belgelerinin verilmesi uygulaması gerçekten çok önemli bir hizmet olarak sunuldu. Yakın zamanda 1990'dan sonraki mirasçılık belgeleri verilmeye başlandı. 1926'dan bu yana kadar bütün mirasçılık belgelerini e-devlet üzerinden vatandaşlarımızın görebileceği, vasiyetnamelerin görüleceği bir hizmeti de sunmak için bakanlık ilgili birimlerimiz yoğun şekilde çalışıyor. Böylece mahkemelere giden yükün daha azalmasına vatandaşların mahkemeye gitmeden bu hizmeti almasına vesile olacak."

“TÜRKİYE HUKUK DEVLETİDİR”

Gül, konuşmasında yargıyla yönelik eleştirilere de değindi. Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu vurgulayan Gül, mahkemelerin verdiği kararlara herkesin saygı duymak zorunda olduğunu dile getirdi. Gül, mahkeme kararlarının herkesi bağladığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Elbette savcılık makamı ilk derece mahkemesi yüksek mahkemenin verdiği kararı beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama kararlar bağlayıcıdır. Savcılık makamı verilen karara itiraz eder, ilgili suçtan zarar gören kanun yollarına başvurur, istinaf ve temyiz yoluna başvurulur ama şunu söylemek lazım; bir yanlış karar varsa da bu hukuk sistemi içerisinde her türlü kanun yolu vardır. Bu tür meselelerde Türkiye'de yargı sistemi işlemektedir. Mahkemelerin vermiş olduğu kararlarına saygı duyarız."   

ULUSLARARASI HUKUKTAN KAYNAKLI MEŞRU MÜDAFAA HAKKINI TÜKİYE KULLANMAKTADIR

Gül, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin bir soruyu da "Mehmetçik'imiz Afrin'i görmeye başladı. Türkiye'yi tehdit eden terör unsurlarına karşı mücadelemiz devam edecektir. Bu mücadele bir teröre karşı sürdürülen mücadeledir. Uluslararası hukuktan kaynaklı meşru müdafaa hakkını Tükiye kullanmaktadır. Oradaki sivillere hiçbir zarar vermeden, orada yaşayanları korumaya matuf bir operasyondur. Bu operasyon hukuk çerçevesinde sürmektedir. Kararlılıkla devam etmektedir. Afrin gözükmüştür." şeklinde cevaplandırdı.

YARGI HERKESİN YARGISIDIR

Bakan Gül, yargı mensuplarını lekelemeye, yargıyı zedelemeye çalışanların yanlış bir tutum içinde olduğun vurgulayarak, "Yargı herkesin yargısıdır. Türk milleti adına karar vermektedir. Oranın lekelenmesi herkese zarar vermektedir. Yargı da kendi işini en doğru şekilde yapmaya çalışmaktadır" dedi.

Gazetecilerin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, hakimlere tahliye konusunda HSK'ye başvurmaları gerektiği yönünde talimat verildiği iddialarıyla ilgili sorusu üzerine Gül, "Öyle bir şey asla söz konusu değil. Hiç kimse yargıya talimat veremez, telkinde bulunamaz. Oradaki konu, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra soruşturmalarla ilgili savcıların görüşlerinin değerlendirilmesine, bu konudaki birtakım önerilerin, tavsiyelerin, görüşlerin değerlendirilmesine yönelik." diye konuştu.

Hakim ve savcılarla ilgili soruşturma yapılırken HSK'nin idari açıdan da soruşturma yaptığını anlatan Gül, şöyle devam etti:

"Bir hakim ve savcı, bir FETÖ üyesiyle veya başka bir örgütle irtibatı veya iltisakı varsa bu konuda soruşturma yapan yer HSK'dir. HSK'de bir kişinin FETÖ irtibatı ve iltisaklıysa bir delili vardır, ifadeler, tutanaklar vardır.  Bu tutanaklar adli soruşturmalarda savcılar ve mahkemeler için çok önemli delil olabilir, bu niteliği taşıyabilir. Bu konuda da hakim ve savcılarla ilgili soruşturmada, 'Orada da bu belgelerden istifade edilsin.' diye önerilerin, görüşlerin derlenmesine yöneliktir. Bu iddia makamına yönelik bir değerlendirmedir. Elbette savcı bunu talep eder ama kararı verecek olan mahkemedir. Bu konudaki görüşlerin yer aldığı bir değerlendirmenin not edilmesine yönelik asla bu konuda farklı bir tavır söz konusu değildir."

Bakan Gül, Kılıçdaroğlu'nun broşürü tebrik etmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

"Kılıçdaroğlu, 'Ne kadar güzel öneriler varmış' diye teşekkür etmesi gerekirken, 'FETÖ mensubu bir kişi bile hakim ve savcı olarak kalmasın. Ne güzel bir öneri. HSK'de bu bilgiler varsa bunlar da savcılar marifetiyle paylaşılması, mahkemede değerlendirmesi, çok güzel bir öneri olmuş. Bu öneriyi destekliyoruz.' demesi gerekirken bu titizliği 15 Temmuz'un o sıcak günlerinde terörle mücadele konusundaki hassasiyetin ifade edildiği görüşlerin derlendiği bir görüştür. Talimat şeklinde değildir. Bu hususun aydınlatılmasında elbette fayda vardır. Nitekim birçok uygulamada da HSK'de meslektaşların bir takım vermiş olduğu bilgilerle hem idari hem de adli açıdan birçok mesele kavuşmuştur. Bunu en iyi kendi milletvekili İlhan Cihaner'e sorduğunda cevabını alacaktır. Ona yönelik bu işleri yapan yargı mensuplarının FETÖ'cü olduğuna yönelik bilgiler HSK'de vardı. Mahkemenin bilmesinin imkanı olmayan bir takım bilgiler, HSK tarafından verilince Cihaner'i o zaman yargılayan kişiler ihraç edildi. Yargılamada bu deliller kullanılmıştır."

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←