BAKAN BOZDAĞ, İSTANBUL`DA BASIN MENSUPLARININ SORULARINI YANITLADI A+ A-
05.04.2017

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İstanbul’un Sancaktepe İlçesi’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Bakan Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:

O GECEYİ 80 MİLYON BERABER YAŞADIK

Sayın Kılıçdaroğlu’nun dile getirdiği şeyler esasında iddia değil, iftiradır. İftirayı diye getirmek onu hakikat yerine geçirmez. Türkiye 15 Temmuz 2016’da büyük bir darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kaldı. 249 insanımız şehit oldu, 2 bin 194 insanımız yaralandı, gazi oldu ve 80 milyon aziz Türk milleti o geceyi hep beraber yaşadık. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, ana muhalefet liderimiz ve diğer liderlerimiz ve 80 milyon aziz halkımız bire bir yaşadı. Olaylar bizim gözümüzün önünde cereyan etti. Meclisimiz çalışırken, bombalandı, külliye, Cumhurbaşkanlığı bombalandı ve oraya toplanan sivil halk bombalandı, özel harekat bombalandı, Genel Kurmay işgal edildi.

DARBE TEŞEBBÜSÜNDE BAŞARISIZLIK OLUNCA GÜLEN ‘TİYATRO’ DEDİ

Bütün bunları yaşanmamış farz edemeyiz. Yaşanmışlıkların hepsini yok saymak ve bunlar üzerinde başka başka değerlendirmeler yapmak, gerçeği görmemek yada gördüğü gerçeği halka başka gösterme gayretinden başka bir şey değildir. Şunu ifade etmek isterim, darbe teşebbüsünün başarısızlığının anlaşılması üzerine FETÖ terör örgütü elebaşı terörist Gülen açıklama yaptı ve o gün o gece bunun tiyatro olduğuna dair değerlendirme yaptı. Terör örgütünün açıklamasıdır. Hatta FETÖcülerin tamamını meydana inin, fotoğraf çekinin, görüntülerinizi paylaşın diye talimatlandırdı. O günden itibaren bunun altını doldurmak için Fetullahçı terör örgütü büyük bir gayretin içerisinde.

FETÖ AĞZIYLA KONUŞUYORLAR

Uluslararası destekçilerinden de destek alarak bunları yapıyor ve Türkiye’de de maalesef bu darbe teşebbüsünü bütün çıplaklığı ile yaşayan CHPliler de yaşadıklarını inkar edercesine başka bir noktaya gidiyor. Ben daha önce söyledim. Sayın Kılıçdaroğlu bu iftirayı dile getirirken neye dayanıyorsa onu açıklaması lazım. Bugün bir gazetede, köşe yazısı içerisinde bir takım emarelerden hareketle, kendince asılsız yorumlar yapıyor. Bunlar yorumla söylenecek iş değil. Siz FETÖ’nün dediği ağızla konuşuyorsunuz, FETÖ’nün ağzıyla konuşuyorsunuz. FETÖ kontrollü bir iftirayı yapıyor Kılıçdaroğlu.

FETÖ PROPAGANDASININ TÜRKİYE’DEKİ MÜDAFİSİDİR

Kontrollü darbe FETÖ iftirasıdır ve CHP’nin sayın genel başkanı da FETÖ kontrollü bu iftirayı Türkiye’de anlatıyor ve yerleştirmeye, meşrulaştırmaya çalışıyor. FETÖ’nün bu propagandasının Türkiye’deki Türkiye’deki müdafisidir. 17-25 Aralık’ta da hatırlarsanız, 17-25 Aralık hukuk darbesini yapma teşebbüsüne kalkışan FETÖ’nün bütün iftiralarının hem mecliste hem meydanda her platformda savunucusu ve doğru gibi takdimcisi müdafii yine Cumhuriyet Halk Partisi ve onun yöneticileri oldu. Şimdi görüyoruz ki darbe konusunda da aynı şeyleri ifade ediyorlar.

ÜSTÜ KAPALI İTİRAF EDİYOR

Ben daha önce ifade ettim, dedim ki ‘Bu iftiraları dile getiren sayın Kılıçdaroğlu’na bir yerden bir mail geldi mi?’ sordum. Dünde diyor ki ‘Adalet Bakanı beni mi izliyor?’ Ben kendisini izlemiyorum. Sanki üstü kapalı bir itiraf yapıyor. Var mı, yok mu? Varsa var de, yoksa yok de. Çok net bir şekilde CHP, FETÖ terör örgütünden ve FETÖ ile beraber çalışan diğer bazı çevrelerden kendilerine ulaştırılan iftiraları toplumun gözü önünde hakikat gibi söylemekten artık vazgeçsin.

SENİN İFTİRANI HÜKÜMET DOĞRULAMA NOKTASI DEĞİL

Eğer dürüstse, samimi ise bu belgeleri, bilgileri Cumhuriyet savcısına versin, bak televizyonlar burada, kendini de izleyen televizyonlar var. Onlara versin, çıksın açıklasın desin ki ‘İşte belge bu, işte delil bu, bütün bunlar var, aziz millet siz kararı verin’ desin. Gitsin savcılara versin, ne savcılara veriyor, ne medyaya veriyor. Ondan sonra kalkıyor hükümet bunu açıklasın. Senin iftiranı hükümet doğrulama noktası değil ki, sen iftira yapıyorsun, hükümet de sana diyor ki iftira yapıyorsun.

İSPAT ETMEYEN, MÜFTERİNİN KENDİSİDİR

O iddia diyor ben iftira diyorum. O zaman iftirasını herkes ispat ile mükellef değil mi? İspatla mükelleftir, ispat etmeyen de müfterinin ta kendisidir. Eğer dürüst, ahlaklı, namuslu bir siyaset yapıyorsa söylediğimiz lafın altını dolduracağız. Hem de delille dolduracağız. Siz çok ağır bir laf söylüyorsunuz. Kontrollü darbe diyorsunuz, bu böyle rastgele söylenecek bir iş değil, bu Türk milletine de, şehitlere de, gazilerimize de büyük bir saygısızlıktır, hakarettir.

TÜRK MİLLETİ  SENDEN DE BENDEN DE AKILLI

Ayrıca Türk milletinin aklıyla da alay etmektir. Bu millet sayın Kılıçdaroğlu, senden de benden de çok zekidir. FETÖ’nün haşhaşileri gibi uyuşuk bir vaziyette olup bitene bakmaz, bakamaz da. O yüzden ben diyorum ki bu bilgileri sana kim getirdi, getirenleri bir açıkla. Kim getirdi? Bir mail geldi mi gelmedi mi? Ben soruyorum, geldiyse de ki, geldi. Yüksek sesle gelmedi de diyemiyor, yoksa izliyorlar mı diyor. Senin neyini izleyeceğiz biz. İzlemek hukuk dışı bir şeydir. Böyle bir şey yok. O da ayrı bir iftira. Onu da söyleyelim. Böyle bir şey geldi mi gelmedi mi? Ben soruyorum, ‘Geldiyse siz bunları herhangi bir yere verdiniz mi, vermediniz mi? Açıklamaları lazım, açıklamıyor. O zaman belgeni koy, delilini koy. Onu da koymuyor. İşte Ak Parti içerisinde şu kadar Bylockçu var diyor. 120 ile 180 arasında. 120 mi, 180 mi bir karar ver. Yoksa ikisinin arasında mı, ona da bir karar ver. Daha onun kararını vermemiş. O zaman elinde varsa milletvekillerin ‘Evet diyenleri denize dökeceğiz’ safsatalığını, saçmalığını dile getireceğine senin elindeki Bylockçuların listesini şöyle bir medyaya ver, gazetecilerle konuşurken de ki ‘Arkadaşlar işte liste alın bakın, işte bilgi, belge alın bakın’ niye bunları yapmıyor.

FETÖ CHP’Yİ KULLANIYOR

Çok net söylüyorum elinde dürüst insanların sahip olacağı bilgi belge olmayanlar çamuru atıyorlar ‘hükümet bunu açıklasın’ diyorlar. Olamayanın neyini açıklayacağız biz yok diyoruz. Varsa buyur açıkla. Maalesef şimdiye kadar bunu yapmadı ve çok net söylüyorum; yalandan öte iftira yapıyor Kılıçdaroğlu. Yalan konusunda ustalığı var. Yenikapı mitingine katılmasını da merak ediyorum. Madem öyleydi niye o günlerde geldin Yenikapı’ya katıldın. Geldin dedin ki ‘buna karşı birlikte mücadele edeceğiz’ dedin. Ama şimdi bakıyorsun bambaşka bir noktada duruyor. Ben onun için diyorum ki; dürüst olmak lazım, samimi olmak lazım, ahlaklı olmak lazım. Dürüst, samimi, ahlaklı olan kişi kendini terör örgütlerinin taşeronu pozisyonuna düşürmez. Maalesef onu görüyoruz. Şu anda FETÖ terör örgütü 17-25 Aralıkta CHP’yi nasıl kullandıysa 15 Temmuz’dan sonra da kullandığını gösteren emareler bunlar. 

ZIRVA TEVİL GÖTÜRMEZ

Hüseyin Bozkurt’un açıklaması çok büyük bir saçmalık bu. Yani saçmalığı değerlendirmek yanlış olur. Hani derler ya eskiler zırva tevil götürmez diye. Bu büyük bir zırvadır ve tevil de edilemez bu. Anlaşılır gibi değil. Kalkıyor ‘Evet’ diyen insanları düşman denize dökülecek bir düşman olarak gösteriyor. Biz bunu yapacağız sokağa çıkacağız. Yani Samsun’a, Amasya’ya, Sivas’a gideceğiz Sakarya oradan denize gideceğiz. Bu Türk halkına, Türk milletine düşmanlık yapmak ve halkı birbirine kin ve düşmanlığa tahrik etmektir. Ağır bir suçtur. Ben de ona diyorum ki; insanları yaşatmak en büyük vazifemizdir bizim. Biz kardeşlerimizi denize dökmek, komşularımızı denize dökmek değil onları yaşatmakla mükellefiz ama CHP’de görüyoruz ki çok ilkel bir anlayış var. Bu ilkel anlayışın somut bir göstergesi. Bu lafı söyleyen adam bundan sonra Samsun’a gidebilecek mi merak ediyorum? Samsunlular ne diyecek merak ediyorum? Sivas’a gidecek mi merak ediyorum? Sivaslılar ne der kendisine merak ediyorum. Memleketi Konya, Konyalılar ne diyecek onu da merak ediyorum. Yanı başındaki komşusunu denize dökülecek düşman gibi Yunan gibi görmek çok büyük bir ahlaksızlığı, seviyesizliği gerektirir. Görüyoruz ki bu alçaklık, bu seviyesizlik yani çok aşağılarda izahı bile yok. Çukurdan daha çukur. Söyleyecek laf yok. Biz ‘Evet’ desin ‘Hayır’ desin bütün vatandaşlarımızı yaşatacak bir siyasetin sahibiyiz. İnsanlarımızı severek, sayarak, farklılıklarını baş tacı ederek yola gideceğiz. Kardeşlik hukukundan da haberi yok, komşuluk hukukundan da haberi yok, mahalle hukukundan haberi yok, Türk medeniyetinden kültüründen haberi yok. Türk milleti, Türkiye devletini ve milletini yok etmeye çalışan düşmanları denize döker. Kardeşlerine kılıç çekip onları denize döken Türk milleti tarih boyunca hiç olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Hüsnü Bozkurt’u yaşatmak ve onun mutlu olmasını sağlamak için biz demek ki daha çok uğraşmamız lazım. Bu ancak hastalıklı birinin söyleyeceği bir şeydir. Hasta bu. Bunun tedavisi de ‘Evet’ten geçiyor. Sandıkta ‘Evet’ diyelim. Hüsnü Bozkurt’u görelim. Gelsin yanımıza nasıl denize döküyormuş adam hem bize göstersin hem de biz ona insanlar nasıl yaşatılıyor öğretelim.

CEHALETİNİ YENMEK İSTERSE GELSİN SANCAKTEPE’YE BAKSIN

Sancaktepe’de çok güzel bir örnek var. ‘Evet’ çadırıyla ‘Hayır’ çadırı yan yana öte yandan Milliyetçi Hareket Partililer, AK Partililer, Cumhuriyet Halk Partililer yan yana Hüsnü Bozkurt eğer cehaletini yenmek isterse gelsin Sancaktepe’ye baksın. Kardeşlik nasıl oluyormuş, dostluk nasıl oluyormuş. Yan yana insanlar aynı platformda ‘Evet’in ‘Hayır’ın propagandasını nasıl yapıyormuş gelsin buradakilerden öğrensin. Sancaktepelilerden öğrensin. Ben Sancaktepelilere teşekkür ediyorum.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←