ADALET BAKANI GÜL, TV24 CANLI YAYININDA GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ A+ A-
19.12.2017

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, TV24 canlı yayınında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. ABD’deki davayı 17-25 Aralık’ta çiğnenmiş bir sakıza benzeten Bakan Gül, “Türkiye’de hukuk işlemektedir. Çiğnenmiş atılmış bir sakız, FETÖ bunu 17-25 Aralık’ta kullandı.  Ama kalkıp da birileri bitmiş bir meseleyi alır, çiğnenmiş sakızı ağzına koyarsa ağızları kirlenir, devleti zedelenir. Türkiye’de bu oyun oynandı” dedi.

Bakan Gül’ün konuşmasından satırbaşları şu şekilde:

DAVA TARAFLARI FETÖCÜ

Dava baştan bu yana hukuku dayanaktan yoksun olduğu açık bir davaydı. Son gelişmelerle yapılan dosyadaki tüm safahata bakıldığında bu dava aslında fiilen de çökmüş bir davadır. Hiçbir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Bu davanın savcısı, hakimi FETÖcülerle birlikte İstanbul’da ağırlanmış, beraber aynı etkinliklere katılmış, Türk yargısının ne kadar kötü olduğunu, Türkiye’nin ne kadar geri kaldığını söyleyen eleştiren bu kişilerle kurgulanmış bir dava. Hala davayı yürüten kişi FETÖcülerin bir sivil toplum kuruluşu sözde derneğinin İstanbul’daki bir etkinliğe katılmış bir isim.

İHSAS-I REYDE BULUNAN HAKİM VE SAVCI

İhsas-ı reyde bulunan bir hakim ve savcı var. Düşünün FETÖcü bir kişi ya da bir konuyla ilgili kanaati olduğunu bildiğiniz birisi o davada yargılanıyor. Diyor ya Hasboras kaldıysa yardımcınız Allah olsun. Burada FETÖcülerin soruşturmayı, yargılamadaki tüm delilleri hazırladığı bir dava kurgusuyla karşı karşıyayız.

HUKUK AÇISINDAN TRAJEDİDİR

Tanığa bakıyorsunuz 50 bin dolar FBI’dan para almış, eski bir polis. FETÖ’den aranan bir terörüstü tanık olarak alıyorsunuz. Savcılık ona maaş bağlıyor, ev yardımı yapıyor. Yani tanığının FETÖcü olduğu, hakiminin savcısının FETÖ ile içli dışlı olduğu, birlikte çalıştıkları bilirkişinin yine FETÖ üyesi olduğunu hepimiz izliyoruz. Bu hukuk açısından bir trajedidir. Zaman içinde bir komediye dönüşen, hukuki dayanağı olmayan kurguyu izliyoruz.

ANKARA’NIN GÜVENLİĞİ İNSANLIĞIN GÜVENLİĞİ DEMEK

Biz burada Amerika Adalet Bakanına da burada bir hukuk yok, hukuk katlediliyor ve bu yanlışı da bir an evvel son verin diye bir çağrıda bulunduk. Henüz bir yanıt gelmedi, telefonda görüşmek üzeri talepte bulunduk. Bir yanıt gelmedi, telefon görüşmemizde de da bunları ileteceğim. Her iki ülke terörle mücadele etme konusunda iş birliği yapan bir ülke, bugün DEAŞ, PKK, FETÖ ile mücadele eden bir ülkeyiz. Bugün Ankara’nın güvenliği, Amerika’nın güvenliği, insanlığın güvenliği demek. FETÖ ile mücadele ederken, Türkiye’nin terör örgütleri ile mücadelesinde bir terör örgütüne siz destek verirseniz, korursanız, maaş verirseniz, mahkemede konforlu bir şekilde destek verirseniz bu Türkiye’nin terör ile mücadelesine saygı duymamak, bu iş birliğine sahip çıkmamak demek. Amerika’yı tehdit eden bir terör örgütüne Türkiye sahip çıkarsa bu ikili ilişkiler açısında stratejik ittifak açısından nasıl bir sonuç doğurur? Bu her iki ülkenin ilişkilerini zedeleyecek bir durumdur. Türkiye’nin terörist olarak aradığı firari birisini mahkemede tanık olarak alıyor, maaşa bağlıyorsanız asla kabul edilebilir bir şey değil.

İFTİRALARA SON VERİN ÇAĞRISI

Öncelikle iki hukukçu olarak, bu meselenin bir hukuku dayanağının olmadığını söyleyeceğiz. Bunlar artık kamuoyuna da yansıyan esasen iftiraların olduğu açık bir konu. Yani 17-25 Aralık’ta Türkiye’de yapılamayan bir hukuk darbesini, yargı darbesini başka bir yerde sürdürmek isteyen, tamamlamak isteyen bir çabadır bu. Bu nedenle Türkiye’de kesinleşmiş bir mahkeme kararı varken, yargılama yapılmışken, bu konularla ilgili Amerika’nın sözde ambargosuna karşı Türkiye’nin bekasına, egemenlik hakkına yönelik bir yola doğru giderse buna Türkiye izin vermez. Bu dava hukuki dayanaktan yoksundur, hukuku temel bulunmamaktadır, bu davanın Amerika hukuk devleti ve hukuk sistemine olan güveni daha da sarsmaması için bu davanın sona erdirilmelidir. Türkiye aleyhine olan ifadeler, Türkiye’deki devlet yöneticilerine yönelik, bu tür iftiralara son verilmesi çağrısında bulunacağız.

BU ŞARTLARDA ÇIKACAK KARAR PAÇAVRADAN İBARETTİR

Türkiye egemen bir devlettir, Türkiye’de arama kararı olan firarilerin, 17-25 Aralık darbe girişimi yapanların, Türkiye’de usulsüz dinlemeleri yapanların, tanıklığıyla bir mahkeme kararı anca paçavradan ibarettir. Başka bir şey mümkün değil. Bu Türkiye ile ilgilidir. Her ülke kendi egemenlik alanıyla ilgili ancak yargılama yapabilir. O zaman 200 devlet var, bu devletler Türkiye’deki alacak verecek arasın, mahkeme kurulsun Türkiye’yi yargılasın. Böyle bir şey mümkün değil, Türkiye’de bir fiil işlenmişse Türkiye’yi ilgilendiren konuyla ilgili Türk mahkemeleri karar verir. Ama yeni bir suç işlenir, Türkiye’nin hukuk sistemi çalışıyor, Türkiye’de hukuk işlemektedir. Ama kalkıpta siz bitmiş bir meseleyi, bu çiğnenmiş atılmış bir sakız, FETÖ bunu 17-25 Aralık’ta kullandı, bunu alıp birileri ağzına koyarsa ağızları kirlenir, devleti zedelenir. Çağırımız Türkiye’de bu oyun oynandı. 

ADİL ÖKSÜZ’ÜN İADESİ

Bir kişinin herhangi bir ülkede olduğu bilgisi gelince mahkemelerimiz o konuyla ilgili uluslararası sözleşme kapsamında, o ülkeden iadesi ve tutuklanması için talepte bulunuyor. Adil Öksüz'ün de Almanya'da olduğuna ilişkin birtakım bilgiler ya da bulgular olması üzerine mahkeme, iade ve tutuklama talebiyle oradan istedi. Hükümetimiz talepte bulunmuştur.

SÜREÇ MAKUL İŞLİYOR

Süreç makul işliyor. Milletimiz adına bütün mahkemelerimize çok teşekkür ediyoruz. Sanıkların fazla olması... Örneğin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden fiilen orada bulunan 400 kişi için dava açıyorsunuz. Ama diyelim ki Çanakkale'de 10 kişi, onun davası hızlıca bitiyor zaten. Erzurum, Erzincan bitti bitiyor. Darbenin fiili olarak yoğunlaştığı yerlerde İstanbul'da, Ankara'da bunlar biraz zaman alacaktır. Ama buna rağmen olabildiğince mahkemelerimiz, hakimlerimiz, savcılarımız çok yoğun bir emek sarf ediyorlar.

DEMOKRASİMİZ DAHA DA GÜÇLENMİŞTİR

Türkiye'de Fuat Avni tweetleri kesildi ama çıkıp onların sözcülüğünü yapan bir ana muhalefet var. Türkiye'nin buradan zarar görmesi sizi memnun mu edecek? Bugün adeta bu anlamda Türkiye'nin değil de küçük siyasi çıkarların, düşüncelerin peşinde giden bir ana muhalefet var ama milletimiz bunu görüyor. Demokrasimiz daha da güçlenmiştir. Türkiye'nin bekasına olan bağlılık daha da artmıştır. Türkiye'nin Suriye olmaması yönünde gayret de artmıştır. Kimse Türkiye üzerine bir operasyon yapamaz.

CHP ADINA UTANÇ VERİCİ

Elbette, hiç şüpheniz olmasın. Çünkü 6-7 ay önce FETÖ'nün Fuat Avni adresinin bununla ilgili aynı ifadeleri kullandığını... FETÖcülerin daha önce servis ettiği yani yeni bir şey değil. Eline bir şey veriyorlar, sallıyor. Kulağına bir şey söylüyorlar, konuşuyor. Misakımilli belgelerini sallayan bir genel başkandan, bugün FETÖnün eline verdiği belgeleri sallayan genel başkana verilmesi, CHP adına çok utanç verici ve üzücü bir durum. CHP gibi köklü bir partinin en başta kendi seçmenlerini rencide eden bir durum.

PENSİLVANYA’YA BAĞLI OLAN YARGI GERİDE KALDI

Hakkında 100 tane iddia varsa, bir tanesiyle ilgili o da dönemde Bakanlığın izin vermemesi üzerine açılmayan bir soruşturma var, ondan dolayı bir takipsizlik. Yürüyen dava, soruşturmayla ilgili ne diyorsunuz peki? Savcılığa gitmiş, 'Benim mal varlığımı araştırın' demiş. Araştırmış, hakkında dava açılmış. Dolayısıyla orada kamuoyuna söylenen şeyler doğru değil. Biz yürütmenin bir parçasıyız, Adalet Bakanı olarak hiçbir hakim, savcıya 'Şöyle bir davranış içine girin, şunu, bunu yapın' diyecek durumda değiliz. Böyle bir şeye de yetkimiz yok. Herkes, Türk yargısına güvensin. Bu konuda deliller neyse, üretilmiş şeyler değil, onlar FETÖ'nün yargısıydı, onları 15 Temmuz'dan sonra temizledik, yargı şu anda Türk milletinin yargısı olmuştur. Anayasaya bağlıdır. Pensilvanya'ya bağlı olan yargı geride kaldı.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←