ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ BURSA'DA A+ A-
18.03.2017

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bursa'da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Bozdağ'ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde: 

BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI HUKUK DEVLETİNİN OLMAZSA OLMAZIDIR 

Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı hukuk devletinin olmazsa olmazlarıdır. Eğer bir hukuk devletinde yargı bağımsız ve tarafsız değilse orada çok farklı tartışmalar vardır. Yargının bağımsız ve tarafsız olması için bizim anayasamız önemli teminatlar ortaya koymuştur. Anayasa'nın 138. Maddesi hakimler görevlerinde bağımsızdırlar, görevlerini yaparlarken anayasa, kanunun ve hukuka bağlı vicdani kanaatleri ile karar verirler ifadesine yer veriyor. Bu son derece önemli, yargı görevini yapan kişileri kendi vicdani kanaati olabilir, kendi fikri olabilir, başka düşünceleri olabilir ama görevini yaparken vicdanın anayasaya bağlı, kanuna bağlı, hukuka bağlı olması ve vereceği kararında bu bağlılık çerçevesinde verilmesini şart koşmaktadır. Hani herkes diyor ya 'Benim vicdanım var, vicdan bağımsızdır' Hukuk devletinde herkes vicdanına göre değil, hukukun koyduğu kurallara bağlı bir vicdana göre karar vermesi lazım, eğer vicdanı anayasa, hukuk ve kanuna bağlı hareket etmezse birinin, o zaman ya dine bağlı, ya ideolojiye bağlı, ya siyasete bağlı, ya konjektüre bağlı hareket edebilir ya da başka bir şey vicdani etkisi alıyor. Onun için hukuk devletinde vicdanı dış etkilerden korumak için esen rüzgarlardan korumak için, başka etkilerden korumak için vicdanı kurala bağlamışlardır. Bu da Anayasa'dır kanundur ve hukuktur.

KORKU, ENDİŞE VE BASKIDAN UZAK HAKLARI KORUNUYOR

Türk yargısı içinde bazı hakim ve savcıların bağlı oldukları bir örgütün, terör örgütünün tesiri ile adli soruşturma yaptığı, adli kararlar verdiği, pek çok iş ve işlemin altına imza attığı artık Türkiye'de tartışma götürmez bir gerçektir. Bu görevi yapan bu vasıftaki kişilerin tarafsız ve bağımsız yargı görevini yapma vasfını kaybettiğini gösteriyor. Hakim ve savcının en önemli vasıflarından biri tarafsızlık ve bağımsızlıktır. Anayasa hakimlik ve savcılık teminatı getirmek suretiyle hakimlerin 65 yaşını doldurana kadar görevden alınamayacağını, azledilemeyeceğini, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilemeyeceğini özlük haklarında ortadan kaldırılamayacağını teminat altına almaktadır. Neden? Korkudan, baskıdan, endişeden uzak görev yapsınlar diye.

HSYK HUKUK DEVLETİNİ KORUYOR 

Ama bütün bu teminatları bir terör örgütünün talimatları doğrultusunda faaliyet göstermek için kullanırsa hukuk devleti buna da izin vermez. Yargıdaki yapılan değerlendirmeler ve HSYK'nın bazı hakim ve savcıları meslekten uzaklaştırma kararı olması esasında hukuk devletini korumak, yargının bağımsız ve tarafsız vasfını korumak, yargı içinde tarafsız ve bağımsızlığını yitirmiş kişilerin meslekte kalmasına izin vermemekten ibarettir. Bu hukuk devletinin gereğini yapmaktır. Yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını korumaktır.

HAYIR VE EVET PROPAGANDASINI YAPANLARA BAKIN

Bu halk oylaması süresinde herkes ‘Evet’ diyenler de kendilerini vatansever ifade ediyor. 'Hayır' diyenler de kendilerini vatansever kabul ediyor. 'Evet' diyenler de Türkiye için ‘Evet’in en iyi sonucu doğuracağına inanıyor. Onu içinde propagandasını yapıyor. ‘Hayır’ diyenlerde Türkiye için ‘Hayır’ın en iyi sonuç doğuracağına inanıyor onun için bunun propagandasını yapıyor. Burada önemli olan ‘Evet’ veya ‘Hayır’ın propagandasını yapanlardan ziyade ‘Evet’ veya ‘Hayır’ diyecek vatandaşlarımızın kararıdır. Şu anda Türkiye’de kim ‘Evet’ diyor? AK Parti ‘Evet’ diyor ve ‘Evet’ in propagandasını yapıyor. MHP ‘Evet’ diyor ve ‘Evet’in propagandasını yapıyor. BBP ‘Evet’ diyor ve ‘Evet’in propagandasını yapıyor. Gördüğüm kadarıyla Saadet Partisinin tabanı ‘Evet’ diyor. Böyle bir durum var, ‘Evet’ e baktığımızda. ‘Hayır’ın propagandasını yapanlar kim? CHP ‘Hayır’ diyor ‘Hayır’ın propagandasını yapıyor ve vatandaşın ‘Hayır’ vermesini istiyor. HDP ‘Hayır’ diyor ve ‘Hayır’ın propagandasını yapıyor. PKK ‘Hayır’ diyor. ‘Hayır’ın propagandasını yaptırıyor. FETÖ ‘Hayır’ diyor ‘Hayır’ın propagandasını hem yapıp hem de yaptırıyor. Diğer terör örgütleri de aynı şeyi söylüyor.

KARARI AZİZ TÜRK MİLLETİ VERECEK

Şu anda Almanya sanki 16 Nisan’da kendi ülkesinin hükümet sistemi değiştirilmesi Türkiye’de oylanacakmış gibi korku ve telaş içinde. Sadece Almanya değil Belçika öyle Hollanda öyle Avusturya öyle Danimarka öyle İsviçre öyle televizyonlarında Türkçe ‘Hayır’ kampanyaları yapılıyor. Birde resmi kanallarında, devlet kanallarında yapıldığı gibi gazeteler Türkçe manşetlerle çıkıyor ve ‘Hayır’ için çıkıyor. Sosyal medya kullanılıyor ve ‘Hayır’ için çalışanlara çok büyük destekler veriliyor. Şimdi bu ülkeler de Türkiye’de ‘Hayır’ çıkması için bir gayret var. Bizim söylediğimiz şey şu aziz milletimize; ‘Hayır’ propagandası yapanlar bunlar ve ‘Hayır’ çıksın diye isteyenler bunlar. ‘Evet’ in propagandasını yapanlar bunlar, ‘Evet’ çıksın diye uğraşanlar bunlar. Sonuçta ‘Evet’ veya ‘Hayır’ kararını verecekte sizsiniz. Hangi tarafın propagandasına göre kararı verecekseniz sizin kararınızı ona göre şekillendirmeniz lazım.

ÜLKEMİZ HIZLI BİR SEKİLDE GELECEĞE TAŞINACAK

Hangi tarafta duracaksınız hangi yerde duracaksınız. Ben merak ediyorum sayın Kılıçdaroğlu’na sormak lazım ‘Atatürk hayatta olsaydı, Türkiye’yi 40 yıldır bölmek için uğraşan askerimizi, polisimizi şehit eden, vatandaşlarımızı katleden terör örgütüyle aynı pozisyonda durmayı nasıl değerlendirirdi’. PKK Türkiye’nin ve Türk halkının Bursalıların lehine bir anlık bir gün nefes alıp vermiş midir? Diğer terör örgütleri bu halkın lehine nefes alıp vermiş midir? Veya başka ülkeler Türkiye’nin yararına sonuç çıksın diye mi bu işte bu kadar telaş ediyorlar? Hayır. Çok net bir şekilde siyasi istikrar, güçlü iktidar iyi yönetim, kriz ve kaoslarla mücadele etme ve ülkenin hızlı bir şekilde geleceğe taşınması bakımından son derece önemli.

İSTİKRARSIZ, ZAYIF TÜRKİYE İSTİYORLAR

Terör örgütleri istikrarsızlığı severler, krizleri severler, kaosları severler. Başka ülkeler de zayıf Türkiye, istikrarsız Türkiye, ekonomisi çökmüş Türkiye, enerjisini iç kavgalarına harcamış Türkiye olsun isterler. Kendilerinden yardım dilenen bir Türkiye olsun isterler. Siz insan haklarını çiğniyorsunuz diyen bir Türkiye’yi ve Türk hükümetinin yetkilisinin sesini duymak istemiyorlar. ‘Ekonomimiz sıkıntıya girerse size 5 miyar dolar kredi verebilirim’ diyen bir Türkiye istemiyor. Ama şunu istiyor ‘Biz terörle baş edemiyoruz bize yardım edin, ekonomimiz çöktü bize yardım edin, kriz var kaos var başa çıkamıyoruz bize yardım edin’ diyen bir Türkiye istiyorlar.

ŞEHİTLERİMİZİ HALKOYLAMASI SÜRECİNE ALET ETMEK SAYGISIZLIKTIR

Onun için de vatandaşlarımızın bütün bunları değerlendirirken geniş bir şekilde vicdan terazilerinde tartıp kararını ona göre vermesi lazım. Ben şehitlerimizi veyahut da dini kavramlarımızı bu halk oylaması sürecine alet etmek hem şehitlerimize hem de bu kavramlara büyük bir saygısızlık olarak görüyorum. Doğru görmediğimi buradan ifade etmek isterim.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←